Türkçe

Ermeni kadın: “Karabağ Azerbaycan’a geri verilsin”

17.12.2014 | 11:16

73688“KarabakhİNFO.com” uluslararası e-dergisinin “Masum suçlular” projesinin bir sonraki muhatabı Bakü’de yaşayan Ermeni kadın Janetta Memmedovadır.

 

Dağlık Karabağ sorunundan sonra göçüp gitmeyen Bakü Ermenilerinin bazıları Devlet İstatistik Komitesinin henüz 1999 yılında geçirdiği sayımı sırasında kendi milliyetini gizlemekten çekinmemişdi. O zaman Dağlık Karabağ dışında, Azerbaycan’da 700 civarında Ermeni’nin yaşadığının kayda alındığı belirtiliyor. Demek, o zaman Azerilerin arasında yaşayan sadece 700 kişi Ermeni milliyetini açık söylemekten çekinmemişdi.

 

 

Ama Azerbaycan’ın ayrı devlet yetkilileri, milletvekilleri, farklı zamanlarda, farklı tribünlerden defalarca aramızda yeterince Ermeni’nin yaşadığını belirttiler ve daha çok seslendirilen rakam ise 30 bin kişidir. Aslında bu rakamın az veya çok olması o kadar da önemli değil. Gerçektir ki, halen ülkemizde Ermeniler var ve onlar Azerbaycan vatandaşları ile eşit haklara sahiptirler. Ama Ermenistan’da bir kişi bile olsun Azerbaycanlı yoktur. Çünkü onlar etnik temizleme siyaseti yaparak tüm Azerileri evlerinden kovdular. “Karabakhinfo.com” e-dergisinin konuyla ilgili 20 Ekim 2012 tarihli sorgusuna cevap olarak Devlet İstatistik Komitesi’nin resmi mektubunda belirtildi ki, 2009 yılı nüfus kayda alınması sonuçlarına göre Azerbaycan Cumhuriyeti üzere Ermeni nüfusu 120 bin 306 kişiden oluşmaktadır.

 
Daha çok Bakü ve Bakü civarındaki bölgelerde yaşamalarını dikkate alarak buradaki birkaç Ermeni ile görüşüp, yaşam tarzı, Azerbaycan’da kalma nedenleri ve diğer bu gibi konularla ilgilendik.
“Ben istiyorum ki, Ermenistan barışa müsade etsin”

 

 

Muhatabımız Bakü’nün Karadağ bölgesi, Kızıldaş kasabası topraklarında yaşayan Ermeni milletinden olan Janettadır. Artrit hastalığından sıkıntı çektiğinden asa ile yürüyor. Her yıl sanatoryumda tedavi edilebildiğini söyleyen Janetta bizi gören andan tekrar tekrar herkesten razı olduğunu söylüyor. Ayrıca Ermeni kadının komşuları da onun hakkında ağızdolusu konuşuyor, Janettanın çok sıcakkanlı, herkese karşı açık yürekli olması ile dikkat çektiğini belirtiyor. Evinde bizi Janettanın kayınbiraderi ve damadı karşılıyor.

 

 

Debdebeden uzak, biraz dağınık bulunan eve girer girmez dikkatimizi çeken Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dolabdakı fotosu oluyor. Baktığımızı gören Janetta: “Ona canım kurban, hepsinden memnunum. O, olmasaydı nasıl geçinerdik “.

 

 

Duvardaki İslam dinine ait resimleri görüp dini inancı ile ilgileniyoruz. “Buraya gelen günden müslümanlığı kabul ettim” – diyor. Böylece, Janetta hanımla sohbete başlıyoruz.

 

 

– Ben Memmedova Janetta Uluhan kızı. Leninakan doğumluyum. Babamın adı Azerbaycanlı adına benzediğine göre tanımayanlar Ermeni olduğumu bilmiyor. Azerbaycan’a gelene kadar, yani aile kurana kadar Leninakanda yaşadım. 1978 yılında Azerbaycan’a gelin gittim. Bir yıl sonra ise 1979 yılında kireç fabrikasında işe başladım. 1988 yılına kadar orada bekçi çalıştım. Çocuklar okula gitmeye başladıktan sonra her ikisini bir arada götüremedim diye işten ayrıldım.

 

 

– Azerbaycanlı erkeklerin Ermeni kızlarla aile kurması daha çok iki durumda oluyordu ya her ikisi bir şehirde, bir mahellede yaşıyorlardı, komşu oluyorlardı ya da taraflardan biri diğerinin vatanına gittiği zaman tanışma oluyordu. Sizin tanışmanız nasıl oldu?

 
– Benim şimdiki eşim o zaman Ermenistan’a gelmişti ve orada tesadüfen tanıştık. Sonra da öyle oldu ki, o beni buraya kaçırdı. Böylece, o zamandan bir yerdeyiz, üç kızım, torunlarım var.

 

 

“Adımı değiştirmek aklımdan geçmemiştir”

 

 

– Komşular arasında Ermeni olduğunuzu bilen var mı ve size karşı yaklaşım nasıl?

 
– Komşuların hepsi biliyor ki, ermeniyim ve bu yüzden şimdiye kadar herhangi bir baskıyla karşılaşmadım. Her yıl Şıhov plajına sanatoryuma gidiyorum, orada da bana o kadar hürmet ediyorlar ki. Biliyorlar ki, ermeni asıllıyım. İlişkilerimiz çok iyidir.

 
– Azerbaycan’da yaşayan birçok yurttaşlarınız isimlerini değiştirmişler. Ama siz değişmediniz. Bunu sizin burada kendinizi tam güvende hissetmenizle bağlaya bilirmiyiz?

 

 

– Öyledir. Adımı değiştirmek hiç aklımdan da geçmemiştir. Beni burada Janna diye çağırıyorlar.

 

 

– Sonuncu defa Ermenistan’da ne zaman oldunuz, ülkenizle ilgili daha çok neleri hatırlıyorsunuz?

 
– Allah dağıtsın Ermenistan’ı. Ne hatıra olacak ki? Abladan, kardeşten de olduk. Son kez 1987 yılında oldum. Ondan sonra da Ermenistan’da deprem oldu, oradaki akrabalarımın hepsi, babam, ablam Rusya’ya gittiler. Sonra da babam vefat etti. Şimdi de kardeşlerim Rusya’da yaşıyor. Sadece bir kardeşimle konuşuyorum, o da arada bir, daima yok. Kalbim kırık hepsinden. Keşke böyle olmasaydı, anne-kız gibi yaşardık. Peki, bu ölen gençlerin ne suçu vardı?

 
– Azerbaycan’da başka akrabalarınız var mı?

 

 

– Yok. Hiç kimim yoktur. Hepsi Rusiyadadır. Oraya da gitmek istemiyorum. Hiçbirini görmek istemiyorum.

 

 

“Annem dedi gel, yoksa seni görmeden öleceğim”

 

 

– Ermeni gibi doğan Janetta şimdi kendini Azerbaycanlı, yoksa Ermeni olarak görüyor?

 

 

– Ben buraya gelen günden kendimi Azerbaycanlı düşünüyorum. Burayı da kendime vatanım bildim.

 

 

– Çatışma başladıktan sonra Azerbaycan’ı terk eden birçok Ermeniler gibi sizin de gitmemenizin sebebi bu olabilir mi?

 

 

– Ben çocuklarımı yetim bırakıp gitmek istemiyordum. Üç kız çocuğunu bırakıp nereye gidebilirdim ki? Gitmediğime göre de hiçbir zaman pişman olmadım. Annem de telefon edip ağladı, dedi gel, yoksa seni görmeden öleceğim. Gerçekten de beni görmeden öldü. Ona dedim ki, sen bir evladından olursun, ama ben üç çocuğumu kaybedemem. Gitmedigim için Allah beni zor durumda bırakmadı. Kızlarımın üçünü gelin gönderdim, hepsi Azerbaycanlı ile evlendı.
– Muhtemelen, Ermenistan’ın bugünkü sosyal durumunu televizyondan seyrediyorsunuz …

 

 

– Evet bakıyorum, diyorlar durum çok kötüdür.

 

 

” Nasıl söyleyeyim suç kimdedir?”

 

 

– Sorunun çözümü için çeşitli seçenekler sunuluyor – Azerbaycan tarafı topraklarını ya barış, ya da harp yoluyla iade, Ermenistan tarafı ise Karabağ’ın Ermenistan’ın tarihi toprağı olduğunu iddia ediyor ve konuşmalardan çeşitli bahanelerle kaçıyor. Sizce, haklı taraf hangisi ve anlaşmazlığın hangi şekilde çözümü siz ermeniler için de makbuldür?

 

 

– İstiyorum ki, topraklar Azerbaycan’a verilsin. Allah’a and olsun kurban keserim. Başka hiçbir şey bilmiyorum. Her iki milletin ortak yaşamasına ise yukarıdakiler karar verebilir.

 
Ben istiyorum topraklar verilsin. Ermenistan müsade etsin barış olsun, huzur olsun, topraklarımız geri dönsün.

 
– Sizce toprakların iadesine müsade etmeyen hangi taraftır?

 

 

– Bu siyasi bir konudur. Ben ama nasıl söyleyeyim suç kimdedir? Siyasi sorular sormayın.

 
– Siz siyasi soruya cevap veriyormuş gibi değil, vatandaş olarak ilişkinizi söyleyin mümkünse.

 

 

– Ben istiyorum topraklar Azerbaycan’a geri verilsin.

 

 

Böylece ermeni hanımla sohbetimizi bitiriyoruz. Dışarda bizi Janna hanımın damadı karşılıyor: “Keşke siyasi sorular sormasaydınız. Kayınvalidemin şekeri var. Rahatsız olabilir” diye heyecanını gizlemiyor.

 

 

Bir daha emin oluyoruz ki, akrabalık ilişkileri milletler arasındaki anlaşmazlığı gölgeliyor. Üstelik zaman zaman çatışmaların çözümlenmesi, ittifak bağlanması için bile akrabalık ilişkileri az mı kullanılmıştır?

 

 

Devamı olacak …

 

 

Naibe Kurbanova

“KarabakhİNFO.com”

 

 

17.12.2014 11:16

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*