Türkçe

ERMENİ ESARETİNDE KÖLE OLAN AZERİ ESİRLER- GERÇEKLER

15.01.2015 | 13:11

hhhh

KarabakhİNFO.com uluslararası elektronik dergisi esir ve kayıp, rehin alınmış vatandaşlarla ilgili yazıyı olgularla size sunuyor.

Esir ve kayıp, rehin alınmış vatandaşlarla ilgili Devlet Komisyonu “nun sitesinde yazılır:” 1 Kasım 2014 tarihine esir, kayıp ve rehin alınmış kişilerin sayısı 4016 kişi olduğunu onlardan 3256 kişi asker, 758 kişi sivil kişilerdir. 2 kişinin asker veya sivil olduğu bilinmemektedir “.

1993 den bugüne kadar Azerbaycan esirleri onların kaderi hakkında.

 

 

Araşdırmalarımıza göre Dağlık Karabağ’da kanlı savaşların başladığı ilk günler Azerbaycan esirlerini Şuşa ve Hankendi cezaevlerinde bulunduran Ermeniler kırımızı Haç ve diğer uluslararası kuruluşların gözlerinden bunları gizlemek için birkaç önemli gizli mekan seçer. Onlardan biri Spitak bölgesinde deprem sonucu kullanılmaz hale düşen binların birinde kurulan gizli kamp (Ermenistan) adres, 306 mahalle, ikinci Askeran bölgesinde (Karabağ) bulunan Bankanın mahzeni, Kelbecer ilinde altın yatakları çıkarılan madenlerin içerisinde, Leninakan ve Gümrü eski askeri üslerde.

 

jhgj

Esirlerin ilk olarak işgal edilen bölgelerde Ermeniler’in barbarlık amacıyla işçi olarak çalıştırılması oldu. Hatta bazı rehin ve esirlerin Azerbaycan kabirlerinin yıkılmasına itiraz olarak intihar etmesi bildirilir.

 

 

Henry Böll Vakfı projesi temelinde 18-31 Ekim 1998 yılında Karabağ Savaşı sırasında esir ve kayıp düşenlerin kaderiyle ilgilenen uzmanların raporunda dikkat çeken bir iki hususu yazmak yerine düşer:

 

 

№ 65 adıyla esir sayılan Memmedeli Kasımov 16 haziran 1994 yılında “güya kaçış sırasında öldürüldü”. Aslında bu şahıs Azerbaycan mezarını kazmaktan ve başdaşlarını yıkmaktan imtina ettiği için kurşuna dizilmiştir.(Şuşa, Hankendi ve Hocavendde esir olan Resul Nemet oğlu Ramazanov Devlet Komisyonu’na gönderdiği 474/dk sayılı anlatımında kaydetti: “Şuşa kentinde saklandığım dönemde oradaki azerbaycanlıların mezarlığındaki ana taşların, eski türbelerin, kıymetli levhaların sökülmesine tanık oldum. Ayrıca eski şehir camisinin de yıkıldığını gördüm. Bu materyaller Erivan’a ait numaralı arabalarla doğru Ermenistan’a taşıyordu. Yapılanlarla birlikte, Ağda ilçesindeki yapıların sökülüp taşındığını gördük “.)

 

 

Elhan Ahmedov adlı rehin Karabağ’da işlerden imtina ettiği için 1994 yılının Ocak ayında Erivan polis kontrolüne getirildi ve o da yılda “güya kaçış sırasında öldürüldü”. Fakat gerçek şudur ki, Erivan merkezinde askeri polis kontrolünden kaçmak konusunu hatta en düşüncesiz adam bile aklından geçirmez. Reel gerçek: işçi olarak Karabağ’da çalışmaktan imtina eden Elhan yerinde kurşuna dizilmiştir. (1993-1996 yıllarında ermenilerce olmuş Memmedov Velhed Adil oğlu kendisinin 30.06.2003 tarihli 474/dk sayılı anlatımında esirlerin azerilere ait tarihi yapıların yıkılmasında kullanıldığını teyit ederek Şuşa camisinin döşemesinin yıkıldığını, Bülbül’ün Büstünün kurşunlanmış halde müzenin avlusuna atıldığını, M.P.Vakifin heykelinin etrafındaki döşemenin mermer levhalarının koparıldığını ve müslüman mezarlıklarının yıkıldığını bildirmiştir.)

 
Azer adlı 15 yaşındaki sivil şahıs. 1994 yılında Hankeninde bir kadın tarafından Ermeni subaylarından parayla alınmış ve onun mülkünde hizmetçi gibi çalışmaya teşvik edilmiştir.

 

 

Rehimov Rahim adlı bir Azerbaycanlı rehin geri verilen askerlerin biri ile 1993 yılında ailesine gizlice mektup ulaştıra bilmiş ve Hankeninde saklandığını yazmıştır. Ermeni tarafı böyle bir kişinin yokluğunu iddia etse de, bu kişi şu anda Ermeni esirliğinde kalmakta ve köle olarak ağır işlerde çalışmaktadır. (Esir ve rehin alınmış kişilerin serbest bırakılması, kayıp kişilerin araması üzere Almanya, Rusya ve Gürcüstanın hukuk savunucularından oluşan Uluslararası çalışma grubu ve UKK bu şahıslardan bir kısmının gerçekten de esir alınması ve sonraki kaderleri ile ilgili bilgilerin gizlenmesine dair gerçekleri kabul ederler).

 

 

Osmanov Nadir-1992 yılının 16 Haziran’ında Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından rehin olarak kayda alınmasına rağmen, ermeni tarafı onun da varlığını inkar ediyor. Şu anda bu şahsın da köle gibi çalıştırılması ihtimalleri var. (Ermeni tarafının bu davranışı düşman ülkenin savaş sırasında esir alınan askerler ve rehin düşmüş sivil kişilerle nasıl davrandığını örtbas etmeye hesaplandı. Çünkü resmi rakamlarda da belirtildiği gibi, esirlerinin ve rehinelerin bir çoğu Ermenistan’da amansız işkencelere, insanlık dışı muameleye maruz kalıp, katledilmiş, iç organları çıkarılarak dış ülkelere satılmış, birçok durumlarda ise tıbbi deneyler için kullanılmıştır.)

 

 

Sefer Babayev. №. 30 olarak kayda alınmıştır. Karabağ’da köle gibi çalışmaktan imtina ettiği için öldürüldü ve 1992 yılının Nisan ayında ailesine cesedi teslim edildi.

 

 

Hocalı soykırımının organizatörü ve katılımcılarından biri olan general Manvel Gregorya panorama.am sitesine açıklamasında diyor: “Karabağ savaşından yüzlerce Azerbaycanlı esirle döndum, onlardan birini, 15 yaşındaki yetişkini iki yıl Karabağ’da, iki yıl Ermenistan’da evimde saklayıp ona” Simon “adını vermiştim”.

 

gggg

 

61 yaşındaki eski rehin Budak Ali oğlu Alışanov Ermeni esirliyinde 5 azerbaycanlının Drmbon köyünde (Dağlık Karabağ) ağır fiziksel işlerde köle gibi kullanılarak öldürüldüyüne tanık olmuştur.

 

 

Şimdi geçelim temel metlebe.

 

 

Bu günlerde google.az arama sisteminde esirlerle ilgili yazı ararken tesadüfen “Azinform.az” sitesinde şöyle bir haber okudum:
“Komşu ülkelerden birinin vatandaşları Azerbaycan’ın işgal altındaki Kelbecer ilçesi Zod köyü yakınlarındaki bölgelerde bulunan madenleri gezmişler. Ermenistan’da madenlerde çalışan aç, sefil durumda çok çok insan görmüşlerdir. Demir tellerle çeperlenmiş bölgede çalışanların kimliği ile ilgilenenleri hayrete düşürdü. Onlara rehberlik eden Ermeni, Zod altın madenlerinde çalışanların azerbaycanlı esirler olduğunu söyledi. “

 

 

Bu sözleri işgal altında olan Karabağ’da yaşayan Ermeniler’in Gürcistan’dan turist olarak gelenlere bildirmiş ve ifade etmişlerdir, Ermenistan ve Karabağ’da çok Azerbaycanlı esir tutuluyor. Ama onlar bu adamların gerçek saklanma yerini açıklamaya korkuyorlar. Onların dediklerine göre şu anda birçoğu Kelbecer ilçesi Zod köyü, Ağduzdağ ve Tutkun altın madenlerinde köle gibi çalıştırılıyor. O söyledi, esir azerilerin bir kısmı Kelbecer’de saklanır. “Bize dediler ki, Erivan’da, Leninakan, Gümrü’de de esir Azeriler az değildir.

 

jhhj

Onlardan esasen ağır fiziksel işlerde kullanılıyor. Maalesef, fırsat vermediler. Yoksa, gördüklerimizi filme alıp, tüm dünyaya yazardık”.
Zod köyü yakınlarında Ermenilerin altın çıkarttığı bir yatak var, o da Zod geçidinin Azerbaycan yamacındadır. Coğrafi koordinatı böyledir: 40 ° 1413.94 “N, 45 ° 583.85” E . Bura Hinaldağ cephe hattından toplam 8-9 kilometre mesafededir. Bu altın yatağı Karabağ’ı Ermenistan’a bağlayan temel ana yolun doğru ötesindedir.

 

 

Biz bu konuda araştırma yapıyoruz. Yazının ikinci bölümünde ayrıntılı bilgiler kayıt edilecek. Son olarak belirtelim ki, “Savaş kurbanlarının korunmasına ilişkin” 1949 tarihli Cenevre konvansiyonlarının açıkça çiğnendiğini doğrulanıyor. Esir-savaşan kişilere denir. Savaşa katılmayan, asker olmayan sivil nüfusa “rehin” denir. Konvensiyona göre savaş ve çatışmalarda sivil halkın rehin alınması yasaktır ve rehinler hemen geriye iade edilmeli.

 

 

Yazı “Esir ve kayıp, rehin alınmış vatandaşlarla ilgili Devlet Komisyonu”, Светлана Ганнушкина, Bernhard Clasen, Паата Захаришвили “Отчет о поездке в зону Карабахского конфликта18 – 31 октября 1998 года” ve Uluslararası Kızıl Haç Derneği ve uluslararası kuruluşların raporları temelinde hazırlandı.

 

 

 

 

Zaur Aliyev
Siyasi bilimler felsefe doktoru

“KarabakhİNFO.com”

 

 

15.01.2015 13:11

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*