Türkçe

23.09.2013 | 16:20

LKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Azerbaycandaki temsilciliğinin başkanı Sadeddin Topukçu “KarabakhİNFO.com” uluslararası elektronik dergisine röportaj verdi.

 

-Kıbrıs Türkleri Karabağın işgali konusunda ne kadar bilgilidirler?

 

-Kıbrıs Türkleri Azerbaycandaki kardeşlerine gönül bağı ile bağlıdırlar. Burda yaşanan olayları da yakından izliyorlar. Hocalının ve işgal altında olan diğer Karabağ topraklarının yıldönümlerinde toplantılar yapılır, şehitler anılır. Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisinde de her yıl Hocalı katliamı ile ilgili anma törenleri yapılır, oradaki şehitler anılır. Yani bu konuda bilinç vardır.

 

-Tanıtım yönünde daha hangi işlerin görülmesi gerekiyor?

 

-Tabii şimdiki çağımız enformasiya çağıdır, iletişim çağıdır. Mevcut çağdaş iletişim imkanlarını kullanarak gerek siz Karabağın işgali meselesini, gerek biz Kıbrıs konusunu daha ileriye götürmemiz gerekiyor. Bu çağdaş imkanlar aslında bizim için bir nimettir. Çünkü daha önceki yıllarda bu imkanların olmaması gerek Karabağda olanların, gerek de Kıbrısta yaşananların dünya kamuoyunun önüne getirilmesinde çok zorluk yaşadık. Hele Kıbrıs konusu 1963 de Rumlar tarafından Kıbrısta silahlı baskınlar başladığında iletişim olanakları çok kısıttı. Rumlar her tarafta Kıbrıslı Türkleri öldürürkən dünya Kıbrısta neler olduğunun farkında değildi. Türkiyenin sayesinde, Türkiye araclığı ile sesimizi dünyaya duyura bildik. Bildiğim kadarı ile sizin Karabağın işgali konusunda dünyada bilgisizlik var. Karabağ neden işgal edildi? Ermeniler neden Karabağa girdi? Kimlerin yardımı ile bunu yaptı? Bu konuda bildiğim kadarı ile bir bilinçsizlik vardır. Sizin de şimdiki iletişim imkanlarını kullanarak işgal meselesini dünyaya duyurmanız gerekiyor. İnanıyorum ki, en doğru şekilde bu işgalin sona erdirilmesi yolları bulunacaktır.

 

-Kuzey Kıbrısın Azerbaycan tarafından resmen tanınması konusunda Rumların Karabağ kartından kullanması ne kadar doğrudur? Sohbet “Biz de Karabağın bağımsızlığını tanırız” tehdidinden gidiyor.

 

– Rumlar , Yunanlılar ve Ermeniler Kıbrısla Karabağ konusu arasında kendi acılarından  paralellik kurmaya çalışıyorlar. Fakat bu çok yanlıştır. Karabağ Azerbaycanın bir parçasıdır. Orda  Azeriler yaşayıp. Ermeniler silahlı saldırıları sonucu Azerbaycanın bir parçasını işgal ettiler. Ordaki Azeri Türkleri de göç etmek zorunda kaldılar. Dolayısıyla burda tamamen işgal sorunu var. Halbuki Kıbrısta durum tamamen başkadır. Kıbrısta Rumlar ve Türkler yaşıyor ve bu topraklar onlar için ortak vatandır. 1960 yılında İngilizler Kıbrısı terk ettikten sonra Kıbrısın bağımsızlığını tanıdılar ve Türklerle Rumlar bir ortaklık Cumhuriyeti kurdular. Fakat Kıbrıstaki Rumların amacı bu cumhuriyeti bağımsız olarak yaşatmak değildi. Onların amacı Kıbrısı en kısa zamanda Yunanistana bağlamaktı. Dolayısı ile üç yıl bağımsızlıktan sonra 1963 yılında Kıbrısı Yunanistana bağlamak için Kıbrıslı Türklere karşı silahlı mücadele başlanıldı. Kıbrıs Türkleri Kıbrısın Yunanistana bağlanması yolunda en büyük engel olarak görülüyordu. Bu engelin ortadan kaldırılması için bizi silah zoru ile 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinden kenara attılar, bizi ortaklıktan dışladılar. Kendi ülkemizde misafir olarak yaşayan insanlar olduk. O süre içerisinde Kıbrıs Türklerinin % 20-25 -i kaçkın oldu. Böylece kendi ülkemizde göçmen durumuna düşdük. Bu durum 11 yıl devam etti. 1974 yılında Rumlar darbe yaparak Kıbrısı Yunanistana bağlamak isterken Türkiye 1960 anlaşmasına göre garantör ülke olarak Barış Harekatı adı ile Kıbrısa müdahale etti ve Kıbrıslı Türklerin toplu katliamını önledi. Sonuçta Kuzeyde Türklerin yaşadığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve güneyde Rumların yaşadığı Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti kuruldu. Dolayısıyla Karabağla Kıbrısta durum aynı değildir. Rumlar, Yunanlılar ve Ermeniler kendi çıkarlarına uygun şekilde yaklaşırlar .Sadeddin Topukçunun  "KarabakhİNFO.com" - a röportajı

 

-Böyle söyeesək işgale, zora maruz kalan bizler karşılığında tehdit eden onlar …

 

-Tabii ki, Kaç köyde rumların  toplu katliamı oldu. Hocalı katliamlarına benzer katliamlar 1963-1964, aynı zamanda 1974 yıllarında oldu. 17 günlük bebeklerden 90 yaşında ihtiyarlara kadar Türkler öldürüldü ve toplu mezarlarda gömüldü. Karabağda Ermeniler tarafından silahlı müdahale, işgal ve katliam türetilmiştir. Kıbrısta Rumların başlattığı silahlı müdahele, türkərin öldürüldüğü ve toplu şekilde gömüldüğü mezarlar vardır. Sonucda Türkiyenin Kıbrısa bir müdahalesi vardır.

 

-Size öyle gelmiyor ki, Azerbaycanın Karabağın işgali ile ilgili Kuzey Kıbrısla aynı kaderi paylaşıyor? Sohbet tabii ki, uluslararası kamuoyun yaklaşımından gidiyor.

 

-Evet, dünya  maalesef menfaat dünyasıdır. Kıbrısta 1960 yılında kurulan ortaklık Cumhuriyetinden Rumlar bizi kenara attılar. Kendileri tek başına devleti temsil etmeye başladılar. Dünya ise bizsiz onları kabul etti. Ama bizim de haqlarımız var. Bizim hakların ayrı tanımayı da kabul etmiyorlar, ortak devletteki hakkımızı da vermiyorlar. Böyle adaletsiz bir dünya. Eğer siz güclüsünüzsə kendi haklarınızı dünyaya kabul etdirə bilirsinizse, o zaman tamamsız. Eğer güçlü deyilsiniz size hiçbir kurum, ülke size o hakkınızı vermez. Aynı şey şu an Karabağda yaşanıyor. 20 yıl oluyur aşağı yukarı Karabağ işgal altındadır. Şu ana kadar hiçbir makam,  ülke ve ya kurum  çıkıp Azeriler haklıdır, onların toprakları işgal altındadır, o toprakların biran önce boşaltılması gerekiyor dedi mi? -Demedi. Demek ki, işlerine gelmiyor. Şimdiki statiko onların da işine yarıyor. Çünkü bu işin  içerisinde Ermenistan var, Rusya var. Azerbaycanın o topraklara kavuşup qovuşmaması onların umrunda değil. Aynı yaklaşım Kıbrıs Türklerine de vardır. Kıbrıs Türklerinin insan hakları tapdanır, dünyadan kopuk halinde yaşamaya mecburdurlar. Rumlar bu devleti tanımamaktaydı ısrar ediyorlar, Rumlarla görüşmeler yapıyoruz. Zamana oynayarak bizimle anlaşmakdan kaçıyorlar. 50 yıldır Kıbrıs konusunu görüşüyoruz Rumlarla ama çözemedik. Dolayısıyla bu konuda bir yanlışlık var. Rumlar ellerindeki Kıbrısı temsil etmek gücü bizimle paylaşmak istemiyorlar. Aynı yaklaşım Karabağda da vardır. Başka güçleri gücendirmemek için Karabağ konusunu öne çıkarmamaya çalışıyorlar.

 

-Sayın Büyükelçi, röportaja izin verdiğiniz için size teşekkürlerimizi bildiriyoruz.

 

-Bende teşekkür ediyorum. İnşallah en kısa zamanda hem Karabağın işgalden kurtarılması, insanların kendi yurtlarına geri dönmesi, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin dünyada yerini lâyıkıyla alabilmesi için gerekli gelişme olur diye umut ediyorum.

 

Mehman Hasan

 

“KarabakhİNFO.com”

 

 

23.09.2013 16:20

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*