Türkçe

Türkler ve Ermeniler

23.12.2013 | 12:25

33TÜRKLER VE ERMENİLER -1

 İnsanlarıntekbiruğrasiyoktur.Tarih,coğrafya,fizik,kimya,tıp,sosyoloji,sanatkar,ticaret,ziraat ,hayvancılık ve daha sayamacağımız kadar çok sayıda meslek ve uğraş çeşitleri vardır.bir kişini asli mesleği bunlardan birisi olunca merak saldığı ilgi duyduğu ikinci alanada yönelebilir.Hele bu alan yaşam tarzını geçmişini ve geleceğinide ilgilendiriyorsa bu alana yönelmesi daha şiddetli olabilir

 Geçen haftaki yazımda Mikrobiyolog olduğumu söylemiştim.Bu benim ekmeğimi kazandığım işim mesleğim ve birincil uğraş alanımdır.Her insanda olduğu gibi ikincil ilgi duyduğum alan tarihtir.Eğer zengin bir ailenin çocuğu olsaydım tarih alanında mesleğimi yapardım.

 

Tarihe ilgi duymamın başta gelen nedeni Anadolu cografyasında doğmuş olmam ve bu coğrafyayı vatan yapmamdan ikincisi babamın Birinci Dünya Savaşını yaşamış, Kurtuluş Savaşı ve bazı isyanları bastırılmasında görev almış olmasından dolayı onun hatıralarını dinlemekten aldığım haz dolu duygulardan ve nihayet ortaokul ve lisede tarih hocam duruyorsa Allah selametlik versin.Hakkın rahmetine kavuşmuşsa Allah rahmetini bol etsin İsmail Hakkı Kap hocamın tarih bilgisinden anlatımından ve milli duygularında etkilenmiş olmamdan dolayı tarihe olan ilgim oldukça yoğundur.Mesleğim olan Mikrobiyolojiye verdiğim çaba kadar tarihede çaba sarfetmişimdir.

 

Son 50 yıldan beri dozunu artırarak üzerimize isnad edilen ermeni soykırım safsatası bugün zirve yapmış durumdadır.Ben babamdan duyduklarımı birkaç hafta içinde yazmaya çalışacam.

 

Öncelikle mücadele edelim dünya kamuoyunu ikna edelim demiyeceğim.Ne dersek diyelim neyi gözlerinin önüne serersekte bugünün dünyasına özelliklede Hristiyan toplumuna asla inandıramayız.Tarihte Avrupa içlerine Müslüman inancını götürmüş öncü Müslüman millet olarak onlar için en affedilmez suçu işlemişiz,art niyetlidirler bize asla dost olmayacaklar.Bu nedenle bizim tarihçilerimizi suçlamayalım niçin iyi savunma yapmıyorlar diye ne zaman teknolojide,sanayide,tarımda çok güçlü olursak o zaman suçsuz olduğumuzu kabul ederler. Hatta bizden daha çok bizi savunurlar.Dünya kurulmuş kurulalı kural böyledir. Birkaç gönül adamı tam inanmış büyük inanç önderleri, düşünürleri hariç herkes güçlüden yana olmuştur.Bizim katliam yapmadığımızın ıspatı için tek yol güçlü olmaktır.Yoksa her zaman suçlu ve ayıplı kalacagız.

 

TÜRKLER VE ERMENİLER -2

 

Biz TÜRKLER hep yurt özlemiyle yaşamış bir milletiz.Nedir bu yurt özlemi dediğimiz zaman yurtsuz yaşadığımız yada yurdumuzu kaybettiğimiz akla gelmemeli.Çünkü bu yüce millet insanlık tarihinden bugüne kadar hiç yurtsuz kalmamıştır.Öz vatan yaptığı topraklar her daim kendi evlatlarının yaşadığı ve elinde tuttuğu yerler olmuştur.Peki ne demek yurt özlemiyle yaşadığımızın cevabı;Biz TÜRKLER devamlı yeni yerler yeni yurtlarda veya bugünkü dünya konjuktüründe ise yeni iş alanları için yeni yeni ülkelere göç etmiş milletiz.Yeni yurtlar kurduğumuzda geride kalan ata yurtlarımızın hep özlemiyle yaşamışızdır.Bu özlemimiz duygularımıza yansımıştır.Onun için çok duygusal bir milletiz.Yeryüzünde müziği ağıt olan hasret olan başka millet yoktur.Duygusal milletler affedici olur düşmanlarını çabuk unutur onlarla dost bile olurlar.Bu özellik Allah katında insanlık alanında hak ve adalet yönünde çok değerli ve kazandırıcı bir durumdur.Fakat Emperyalist dünyada her şeyin parayla satılıp alındığı bugünkü beşeri coğrafyasında oldukça zararlı ve hatta o millet için yıkıcı yok edici bir özelliktir.Türklerin kadim olarak yaşadığı coğrafya bilinen dünyanın hemen hemen yarısına serpilmiştir.Bu coğrafyada insanlık tarihiyle beraber her çağda en az bir bağımsız devletleri olmuştur.

Bugüne kadar bilinen tarihi bilgilere göre orta asyadan M.Ö 4000 yıllarında Türklerin varlıkları duyulmuştur. Anadolu’ya Türklerin ilk göçünün yine bu tarihlerde(M.Ö 4000 yılları) olduğu art niyetli olmayan bütün tarihciler tarafından kabul edilir. Bildiğimiz kadarıyla İslamiyet öncesi Anadolu’daki Türk varlığı sakalar, İskitler,Etiler,Sümerler ve hatta Truvalılarla ortaya çıkmıştır. Daha sonra İslamlaşmış Türkler Anadolu’ya Arabistan ve Afrika içlerine kadar yayılarak büyük cihan imparatorlukları kurmuşlardır. Bütün bunlara baktığımız zaman Anadolu ve etrafında 5000 yıldan beri kadim millet Türklerdir. Türklere bu topraklarda zaman zaman eşlik eden birçok faklı dinden ve farklı etnik kökenden topluluklar olmuştur.

 

TÜRKLER VE ERMENİLER -3

 

Geçen haftaki yazımızda belirtmiştik Anadolu coğrafyasında kadim millet 5000 yıldan beri TÜRKLERDİR. Bu bağlamdan yola çıkarsak acaba bu 5000 yıllık sürede Ermenilerle Türkler arasında çatışmalar ne boyutta olmuştur. Ermeni ? Türk çatışması birinci dünya savaşından önceki yıllarda yada asırlarda bu kadar şiddetli olmuşmudur. İslamiyet öncesi Anadolu coğrafyasındaki Türk-Ermeni ilişkileri dostlukları çatışmalarını detaylı olarak Tarihciler bilir. İslamiyet’ten sonraki ilişkilere baktığımızda M.S yedinci asırdan sonra islamiyetin yayılma görevi tamamen Türklere bırakılmıştır.

Güçlü Avrasya Hristiyan devletlerle mücadele ve İslamın tebliği Türklerin omuzlarına yüklenmiştir. Osmanlı imparatorluğunun parçalanışına yani Sevr antlaşmasına kadar yaklaşık 1200 yıl bu coğrafyaya hakim olan millet Türklerdir. Ermeniler ise ikincil milletler arasında kayda değer sayıda,güçte ve önemde değildiler. Fakat Türkler nazarında sevilen,korunan ve devlet görevlerinde öne çıkarılan gruptalar. Birinci dünya savaşına Kadar aralarında önemli sayılacak hiçbir çatışma olmamıştır. Büyük Selçuklu imparatorluğu Anadolu Selçuklu devleti ve cihan devleti olan Osmanlı imparatorluğunun en şaşalı dönemlerinde bile Ermenilere en ufak zulüm yapılmamıştır. Sultan Alpaslan Malazgirt’te 200.000 üzerinde Romen Diojen komutasındaki Bizans ordusunu bozguna uğratırken en ufak bir ermeni siviline dokunmamıştır. Yavuz çaldırana giderken ve orada öz kardeşiyle savaşırken ermeni toplumuna en ufak bir zarar vermemiştir. Bu olayların sayısını arttırabiliriz özet olarak izah edersek bin yıldan fazla bu coğrafyada hatta bilinen yer kürede kahredici güçle hüküm süren bu millet çok küçük bir topluluk olan Ermenilere hiçbir zarar vermemişler hatta onları korumuşlar. Bu önemlidir neden? Çok güçlüyken katliam yapmamışlarda, çok zayıfken yapmış olsunlar? Bu sorunun cevabını çok iyi inceleyerek verirsek kimin haklı kimin haksız olduğu ortaya çıkar.

 

 

Prof. Dr. Selahattin ÇELEBİ

 

23.12.2013 12:25

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*