Türkçe

” Karabağ’da yasadışı arkeolojinin önlemek mümkündür “

17.12.2013 | 12:36

45Bugün Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında doğal kaynakların  talan olunması ile birlikte onun tarihi anıtları, maddi kültür varlıkları da  Ermeniler tarafından kasb ediliyor. Karabağ’da yasadışı arkeolojik kazılar yapılıyor , Azerbaycan tarihinin değerli maddi – kültür örnekleri benimsenir .

Bu konuda ise maalesef etkili adım ata bilmiyoruz .Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarındaki Tarih ve Kültür Varlıklarını Savunma Teşkilatı  İctimai Birliği Başkanı Faik İsmayilov bizimle sohbetinde bildirdi ki , işgal altındaki topraklarda tarih ve kültür anıtlarında genelde Sovyet döneminde henüz tamamlanmamış bazı kayıtlar yapılmıştı .Onun sözlerine göre , hala o zamanlar da bu abidelere ihmalkar tutum vardı :

 

” Bu bölgede Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 893 anıt kayıt altına alınmıştı.  Buna rağmen bu bölgede çok sayıda tarih ve kültür abidelerimizi kayıt dışında kalmıştı . Aslında biz bu yönde araştırma çalışmalarımızı yaptık . Ermeni kaynaklarında baktık, 2011 yılı için  Ermenistan’ın raporunda böyle  bir olgu tespit ettik . Raporda işgal altındaki topraklarda 4000 tarih ve kültür anıtları var oluşu  gösteriliyordu  . Bu yapıların listesini gözden geçirirken görüyoruz ki , İslam kültürü anıtları , " Karabağ'da yasadışı arkeolojinin önlemek mümkündür "türbeler , at , koç figürleri orada yer almıyor . Bunları da aynı rapordaki rakamın üstüne geldiğinde işgal altındaki topraklarda yaklaşık 5000 tarih ve kültür anıtının olduğunu söyleyebiliriz . Bunların da hal – hazırda bir kısmı Ermenilerin kullanımında , bir kısmı yıkılmış , bir kısmı da tamamıyla yok edilmiştir” . Faik İsmayilov’a göre , Azerbaycan’da kültürel mirasın korunması Azerbaycan’ın tarihi ve kültürünün korunması , muhafaza olunmasıdır : ” Bu maddi kültür örnekleri tek tarihi delillerdir ki , Azerbaycan’ın şimdiki topraklarının tarihsel Türklere ait olduğunu kanıtlasın . Bu meseleye ciddi dikkat ayırmağımızın  nedeni Azerbaycan’ın kültürel mirasının korunması ve onun propagandasıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın raporlarında Azerbaycan’da şu anda 3000 anıt kayıttadır . İşgal edilmemiş topraklarımızda bile , yüzlerce tarih ve kültür anıtlarımız  kayıt dışında kalmıştır . Bu noktaya dikkat etmek için bu yıl tarih ve kültür anıtlarının korunması ile ilgili talimatlar kitabını hazırladık.  Bu kitap ise Azerbaycan tarihinde son 100 yılda basılan tek kitaptır . Oysa bu yönde hiçbir gazete makalesi bile yoktur ”

 

Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü’nün doktorantı , arkeologPervez Kasımov ise  bildirdi ki , her yaz mevsiminde Erivan Üniversitesi’nin kulturologiya  bölüm başkanı Hamlet Petrosyan , Ermeni arkeolog Qagik Sarkisyan , antropolog Levon Yepiskoposyan ve bu türden olan kişiler buraya gelerek   işgal altındaki Azerbaycan topraklarında ” Arkeolojik kazılar ” adı ile ulusal kültürel  anıtlarımızı yok etmekle veyahut  Ermenileştirmekle meşguldürler . Onun sözlerine göre , onlar uluslar arası Ermeni fonlarından mali kaynaklar bularak  ” arkeolojik keşif “ler yapmaktalar. Dağlık Karabağ’da kazı yapan  5-6 kişi Ermeni işçisine  yabancı  devletlerden katılan araştırmacılar da var. Onun sözlerine göre ” Azerbaycan kendi topraklarında arkeolojik kazılar yapmak için özel kuruluşlardan ibaret heyet oluştura bilir  , öncelikle Enes Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü seferler düzenleyebilir . Arkeolojik ekspedisiyanın faaliyeti için uygun merkezi ve yerel devlet yapılarının onayı ve desteği de gereklidir .

 

Tüm bunların dışında herhangi amaçlı kazı artık yasadışı sayılıyor ve cezai sorumluluğu yükü taşıyor . Her yıl çeşitli ülkelerde düzenlenen arkeolojik konferanslarda arkeolojik yapıların yasadışı tetkik edilmesi , yasadışı kazılar sonucunda elde edilmiş artefaktların imhası veya ” siyah piyasada ” satışı için benimsenmesi konusuna değiniliyor . Genellikle , belirtelim ki , maddi yapıların araştırma  bölgelerine yapılan bu tür yasadışı kazılara ” siyah arkeoloji ” da derler . Yeri gelmişken , Güney Azerbaycan’dan olan tanıdık  bir aydın bana bildirmişti ki , İran’da Ermeniler işgal altındaki Dağlık Karabağ’ın çeşitli köşelerinde yasadışı yolla elde ettikleri çeşitli antik ürünleri , artefaktları İran’ın zengin antika koleksiyoncularına” eski Ermenilerin sanat eserleri ” sahte isim altında  satıyorlar ,. Eğer Ermeniler bunu İran’da ediyorlarsa ,  belli ki, Avrupa ve Amerika ülkelerinde ve Rusya’da da talan ettikleri antik mallarını satmakta hiç zorlanmıyorlar ” . Arkeolog’a  göre , bugün işgal altında olan  arazilerimizde Ermenilerin işlediği ” siyah arkeoloji ” ile karşı karşıyayız : ” Ermeni ” siyah arkeolog “ların diğer ülkelerdeki suç meslektaşlarından farkı odur ki , onlar Azerbaycan’ın tarihi servetlerini sadece ” siyah piyasada ” satmak için benimserler ,.Ermeni yayınlar işgal altındaki topraklarımızdan yasadışı yolla elde ettikleri anıtların , artefaktların Erivan’a getirildiğini bile , açıkça , çekinmeden bildiriyorlar .

 

" Karabağ'da yasadışı arkeolojinin önlemek mümkündür "Hatta Ermeni ” siyah arkeologlarının ” küstahlığı o noktaya ulaşmış  ki , onlar yağmacı kazıları hakkında Ermeni ve yabancı yayınlarda memnunlukla görüşmeler bile bildiriyorlar. Böylece , işgal altındaki topraklarımızın hem yeraltı doğal kaynakları , hem de tarihi servetleri Ermeniler talan etmekteler . Bu devletimiz ve milletimiz için çok kabul edilemez bir durumdur ” . Peki,  bunun karşısı  nasıl alınmalıdır ? ” sorusunu cevaplayan muhatabımız ” elbette , demek olmaz ki , bunun önüne geçmek mümkün değil ” – diye vurguladı : ” Bu yönde çalışmalar yapılmaktadır . Enes Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü işgal altındaki topraklarımızda kalmış tarihi abidelerimizi , Ermeni ” siyah arkeoloji ” sı hakkında gerçekleri dünyaya tanıtmaktadır .Devletimizin diğer organları da bu yönde çalışma yapıyorlar .

 

Bu doğrultuda aşağıdaki önerilerin de önemli olduğunu düşünüyorum :

 

1. İlgili devlet ve bilimsel alanlarımız uluslararası ve diğer ülkelerin milli kurumlarını Karabağ’daki Ermeni ” siyah arkeoloji ” sı ve Ermeni ” siyah arkeolog ” ları konusunda daima bilgilendirmelidir. Bunun için yabancı dillerdeki yayınlar da kullanılabilir.

2. İstenilen ülkede ve uluslararası düzeyde tarihi – arkeolojik tedbirlerin ( konferansların , sempozyumların vb . ) yapılmasını planlayan yabancı ve uluslar arası organizasyon komitelerine işgal edilmiş Azerbaycan topraklarında yasadışı kazılar götüren Ermeni ” arkeologlarının ” listesi gönderilmelidir ve bildirilmelidir ki , bu çeşitten olan ” siyah arkeolog ”  adı geçen ülkenin imajına ciddi darbe olacaktır ;

3. İşgal altındaki topraklarımızda yasadışı ve yağmacı kazılar götüren ister Ermeni , ister herhangi yabancı ” arkeolog ” konusunda Azerbaycan mevzuatına uygun cinayet işi açılması ve suçluların yakalanması için İnterpol aracılığı ile uluslararası arama ilan edilmelidir ” .

 

" Karabağ'da yasadışı arkeolojinin önlemek mümkündür "AMBA Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Müdür Yardımcısı Necef Müseyibli ise dikkat buna yönetti k, Karabağ’da yapılan yasadışı arkeolojik kazıların önleme yönünde faaliyet göstermesi  temsil ettiği kurumun yetkileri çerçevesinde değildir . Ayrıca ekledi ki, Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü sadece araştırma çalışmaları yapmaktadır : ” Bu , Kültür ve Turizm Bakanlığı , hem de Dışişleri Bakanlığı’nın alanına ait olan meseledir . Ama bu o demek değildir ki , biz , bu konuda bir şey yapmamalıyız . Biz , defalarca Ermenilerin işgal altındaki arazilerimizde yasadışı arkeoloji çalışmalar  götürmesine itiraz ettik . Bu konuyla ilgili yazı yazdık , ilgili kurumlara gönderdik,  bilimsel konferanslarda itiraz ettik . Ama bu işle uğraşmak doğrudan bizim görev alanımıza ait değildir” .

 

Kültür ve Turizm Bakanlığının kültürel miras bölümü yapıların korunması sektörünün MüdürüArif Aliyev bildirdi ki , Ermenistan UNESCO uygun belgesine imza atsa da buna uymuyor: ” UNESCO 1974 Sözleşmesinde gösterilmiş ki,  bir işgal altındaki herhangi topraklarda arkeolojik kazıların yapılması yasaktır . Bu Sözleşmeyi Ermenistan ve diğer ülkeler de imzaladılar . Ermenistan imzaladığı sözleşmenin taleplerini yerine getirmiyor .

Bu ,ilk  hal değildir . Biz , defalarca bununla ilgili uluslararası kuruluşlara da müracaat ettik . Maalesef,  topraklarımız fiilen onların elindedir . ne istiyorlar , onu da yapıyorlar , bizim de bunu önlemeye gücümüz yetmiyor ” .

 

" Karabağ'da yasadışı arkeolojinin önlemek mümkündür "Dışişleri Bakanlığı ( MFA ) Basın Sözcüsü Elman Abdullayev ise dedi ki, bu konuda bilgiler uluslararası kurumlara sunulmuştur : ” O cümleden eş başkanlara da bu olgular sunuluyor . Onlar da gidip bunu kendi gözleri ile görüyorler . AGİT-in  2 misyonu var – araştırma görevleri ve belgeleme görevleri. Orada da bir çok hususlar yer almış .  Bu o demek ki, Azerbaycan  bütün başvurularında bu konuyu ayrıntılı olarak BM Genel Sekreteri’ne , diğer uluslararası kurumlara liste şeklinde her zaman sunuyor “

 

 

 

Ali Zülfükaroğlu

 

“KarabakhİNFO.com “

 

17.12.2013 12:36

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*