Türkçe

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında Albanya tapınakları

06.06.2014 | 17:49

VVEski Albanya devletinin tarihi arazisi çok sayıdaki tarihi yazılı  kaynakların verilerine göre, M.S. VIII yüzyılın başlangıcına dek güneyde Aras nehrinden kuzey Kafkasyaya, doğuda Hazar denizinin batı kıyısından – Gökçe gölünden  batıda bulunan topraklara kadar geniş bir alanı kapsar. Bu bölge ise en çok modern Azerbaycan cografyasıdır.

Henüz M.Ö. V yüzyılda Herodot Aras nehrinden kuzeye uzanan bölgede Kaspi adlı Albanya kavminin varlığı hakkında bilgi vermişti . Makedonyalı İskender’in hayatta iken Albanya hükümdarlığının varlığını antik Roma yazarı Büyük Plini onaylar . Alban devleti M.Ö. IV – III yüzyıllarında kurulmuş, M.S. VIII yüzyılda ise Arap Hilafeti tarafından işgal edilmiştir. Başkenti önce Kebele, sonra Berde şehirleri olmuştur.

 

Strabonun verdiği bilgiye dayanarak, Albanyanın nüfusu 26 şivede konuşan aşiretlerden oluşuyordu. Kaynaklarda Albanya’da yaşayan halk ve aşiretler arasında utiler, gargarlar,  amazonlar, sovdeler, kaspiler, maklar , sisaklar,  mardlar, amardlar , ariaklar ,anariaklar , geller ve leglerin isimleri geçiyor . Bu aşiretlerin en eskileri Kafkasya ve Türk dillerinde konuşan otokton halkları olmuştur.  Miladın ilk yüzyıllarından başlayarak  Sasani şahlarının talimatı ile Albanya’ya bir takım iran aşiretleri göçürülmüştür, III ve IV. yüzyıllardan başlayarak  kuzeyden, Derbent geçidinden yeni türk boyları  dahil hunların, subarların , hazerların , barsillerin vb . Kafkasya Albanyasına akınları başlamıştır. Özellikle de, subar boyları Albanya’nın eski başkenti Kebele çevresine yerleşmişler. Bu yüzden de, erken ortaçağ kaynakları Kebeleyi bazen Kebele – Subar adlandırıyorlar.

 

M.S. IV yüzyılda Hıristiyan dinini resmi devlet dini ilan eden Alban devleti , yıkılışına kadar bu veya diğer etkenlerle Hıristiyan ideolojisinin etki alanında olmuştur . Sonraları nüfusunun bir bölümü islam dinini kabul etse de bu faktör , Albanya – Hıristiyan ideolojisinin ve milli – kültürel değerlerinin yok edilerek yitirilmesine sebeb olmamış , aksine islamcılıq Azerbaycan’da albanlara ait tarihi ve kültürel  medeniyet mirasının yanı sıra aşiret geleneklerinin korunub  muhafaza edilmesi ise her bir müslümanın üzerine ciddi sorumluluk ve yükümlülük koymuştur .

 

Azerbaycanlıların atalarından biri olan Albanlar , aynı  bölgede oluşan kendilerine özgü zengin ve eşsiz kültürü var etmişlerdir . Azerbaycan’ın işgal altındaki bölgelerde tarihi ve kültürel eserler Savunma Teşkilatı ve Sosyal Birliğin Başkanı Faik İsmailov açıklamasında değinmiştir, işte bu açıdan Azerbaycan’ın eski ve ortaçağ tarihi kültürünün tetkik edilib, öğrenilmesi yerel alban kaynaklarının önemi özellik arzetmektedir . Belki de bu sebeble görkemli kafkazbilimci tarihçi Yevgeni İqnatyeviç Krupnov yazmıştı :

 

Albanya tarihinin araştırılıb ögrenilmesi çalışmalarında hiçbir sınırlama ve zorlama olmamalıdır. Albanya tarihini çeşitli ülkelerin tarihçileri araştırıb öğrenmektedirler.  Fakat bir şey  malumunuzdur ki : Kafkasya Albanyasının tarihi ve kaderi ile herkesten çok azeriler meşgul olmalıdır . Bu alanda onlar dünya bilimi önünde sorumluluk taşımaktadırlar , dünya bilimine borçludurlar ” .

 

Albanlar günümüzde Azerbaycan’da yaşayan udinlerin , avarların , kınalıklıların , ve diğer kavimlerin ataları idi . Albanya tarihçisi Moisey Kalankatlının “Alban tarihi ” eserinde Albanya’nın kuzey – batısında bir eyalet Keni olarak adlandırılıyor. Azerbaycan’ın Guba ilindeki Kınalık köyünün adı bu eyaletin adını yansıtıyor, fakat kınalıklıların ulu ataları V yüzyıla ait bir kaynakta albanlarda bir aşiretin adı olarak kaydettiği kat kavmidir, kınalıklar kendilerine şimdi de ket diyorlar .

 

M.S. I yüzyıldan başlayarak Roma İmparatorluğu topraklarında ilan edilen Hıristiyanlık dini imparatorluk ile ekonomik ve manevi ilişkileri olan Güney Kafkasya’ya da yayılmaya başlamıştır . Albanya  çarı Urnayr Hıristiyanlığı resmi devlet dini ilan ettikten sonra ülkede yeni Hıristiyan mabetleri ve kiliseler inşa edilmeye başlandı . Herkesçe bilinmektedir ki , Kafkasya’da Apostolik Kilisesi Albanya kilisesi olmuştur . Çünkü albanlar 313 yılında Hıristiyanlığı kabul ettikten 270 yıl sonra bu dini Ermeniler kabul etti. Bu , akademisyen Ziya Bünyadovun araştırmalarında da yer buluyor . O , delillerle kanıtlıyorki , Ermeniler gerçekten 583 yılında Qriqorinin önderliğiyle  Hıristiyanlığı kabul ettiler . Ermeniler Apostol değiller .

 

Albanya dönemi yapıların çoğunluğu Azerbaycan’ın birçok bölgesinde kendine öz  genel biçimlerini koruyarak günümüze kadar ulaşmıştır. Sadece Kafkasya Albanyası coğrafyasında değil , genellikle, Kafkasya’da inşa edilen ilk Hıristiyan kilisesi olan ünlü Kiş tapınağı şu anda Azerbaycan’ın Şeki şehrinin Kiş köyünde bulunmaktadır. Tapınağın üzerinde şu anda hiçbir epigrafik yazı olmasa da mimarlık – proje özellikleri , inşaat tarzı ve teknolojisi anıtın Albanya mimarlarının yaptıkları değerli sanat eseri olmasını kanıtlamaktadır . Defalarca restore ve tamir edilmiş tapınak günümüze kadar  yeterince iyi durumda ulaşmış. Vaktiyle tapınağın üzerinde onun kutsal Apostol Elysee kilisesi olduğunu ve 1244 yılında Albanya kilisesinin başdiyakozu Serafim tarafından yeniden kurulduğunu bildiren yazıt olmuştur.

 

Albanya çarı III Vaçagan’ın ülkenin seçkin din ve devlet adamlarının katılımıyla düzenlenen Alban Kilisesi’nin 488 yılı Aluen meclisinden sonra Hıristiyan mimari tarzında tapınakların inşası geniş boyutlara ulaşmıştır . III Vaçaganın ( 487 – 510 yılları ) iktidarı döneminde Albanya’da  300’den fazla kilise ve tapınak inşa edilmiş. VII yüzyılın ortalarına yakın ülkede 30’dan fazla manastır olmuştur.

 

Azerbaycan’ın Gah ilinin Kum köyündeki Hıristiyan tapınağı mimari yapılış özelliklerine göre uzmanların dikkatini çeken bir sanat eseridir. Lekit köyünde bulunan tapınakta arkaik mimari tarzı ile inşa edilmiştir . Bu tapınakların her ikisinin V – VI yüzyıllara ait olması muhtemeldir. Ünlü Avey tapınağı Azerbaycan’ın Kazak bölgesinde yüksek Avey Dağı’nın zirvesinde bulunmaktadır. Onun biraz aşağısında bulunan Şişkaya tapınağı ve diğer yapay mağara tapınaklar kompleksi araştırmacı bilim adamları C.Rüstemov ve F.Muradov’a göre , antik döneme ve Hıristiyanlığın yayılmaya başlandığı ilk yüzyıllara ait Albanya tapınaklarıdır .

Ermenistan tarafından Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında da Albanya mimarlığınının IV – XVI yüzyıllara ait örnekleri devrimize kadar ulaşmıştır. Buna örnek olarak Azerbaycan’ın Laçin ilçesinin Kosalar köyündeki Ağoğlan tapınağı , Hocavend bölgesi Sos köyündeki Amaras Manastırı , Azerbaycan’ın Gubadlı ilçesindeki Gavurdere tapınağı , Ağdam bölgesi Magadiz köyünde Yegiş Arakel tapınağı , Azerbaycan’ın Hocalı bölgesinde Kansık ve Hacmac tapınakları , Azerbaycan’ın Hocavend bölgesi Tuğ köyünde Kırmızı tapınak, Batı Azerbaycan’da Ağtala tapınağı , Erciveng tapınağı , Tatev tapınağı , Uzunlar tapınağı , Yeniveng tapınağı , Senain tapınağı Alban mimarisinin günümüze kadar ulaşmış en güzel örnekleridir .

 

Albanya’da Hıristiyanlığın yaygınlaşmasında büyük hizmetleri olmuş olan Apostol Yeliseyin anısına ülkede yüzyıllar boyunca birçok tapınak inşa edilmiştir. Bunlardan  günümüze kadar ulaşmış en ilginc olanı ise Azerbaycan’ın Ağdere ilindeki kutsal Elysee manastır kompleksidir .

 

Ağdere ilinin Vengli köyünde Haçın nehrinin sol kıyısında dağın zirvesine dikilmiş ünlü Genceser Manastırı , Goşaveng tapınağı , Dedeveng tapınakları  Kafkasya Albanyası Hıristiyan mimarisinin en muhteşem anıtlarıdır. Azerbaycan’ın Kelbecer bölgesindeki , Terter nehrinin sol kıyısında bulunan , halk arasında Hotaveng veya Hudaveng , yani ” tanrı tapınağı ” olarak adlandırılan manastır kompleksi Kafkasya Albanyası devletinin son bulmasından bir yüzyıl sonra – IX yüzyılda Karabağ’ın dağlık kısmında oluşmuş Haçın Albaniya knyazlığının dini merkezi olmuştur . Kompleks içinde Alban piskopos’nun konutu ve dini eğitim merkezi faaliyet göstermiştir.

Uzun yıllar  boyunca Kafkasya Albanyasının mimari anıtlarını araştırmış bilim adamlarının görüşlerine göre bu anıtlar bir çok karakteristik özelliklere ve mimari projelendirme üsluplarına göre Ermeni dini mimari yapılarından tamamen farklıdır.

 

Ermenistan – Azerbaycan , Dağlık Karabağ çatışması öncesi Albaniya yapıların sayısı 25 ti ve Ermeniler işgalden sonra onların üzerindeki yazıları ve tarihleri ​​değiştirdiler . Bu kiliselerin üzerindeki Albanlara ait haç da değiştirildi, Ermeni kilisesinin haç biçimine sokulmuştur .

 

Yapıların muhafaza edilmesi  kontrol çalışmaları , taşınmaz tarih ve kültür anıtlarının korunması hakkında devlet mevzuatının ve uluslararası hukukun yarattığı koşullar çerçevesinde , uluslararası kurumların günlük görevlerine dönüşmüştür. Bu tür yasadışı hareketler uluslararası kanunlar ve sözleşmeler gereğince kabul edilemez .

 

 

 

Fuad Hüseynzade

 

“KarabakhİNFO.com”

 

 

06.06.2014 17:49

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*