Türkçe

“Ermenistan’ın arkasında güçlü Ermeni lobisi, Azerbaycan diasporasının arkasında ise güçlü, güvenilir Azerbaycan devleti durmuştur”

11.07.2014 | 10:12

1403329832_samire-esas-sekil-150x150Samire  Patzer: “Aynı zamanda teşkilatımız Avrupa Parlamentosu’nun 300’e kadar üyesine hitaben başvuruda Avrupa Parlamentosu’ndan Dağlık Karabağ sorununun  uluslararası normlara uygun olarak çözümüne fikir bildirmek, 26 Şubat 1992 yılında Ermeniler tarafından Hocalı sakinlerine karşı  yapılan toplu katliamın insanlığa karşı işlenmiş soykırım gibid eğerlendirmesini  talepetmişdir”.

Şu anda Azerbaycan diasporası yurtdışında yaşayan yurttaşlarımızın milli ve manevi birliğine dönüşmüştür. Yabancı ülkelerde toplanan çok sayıda entelektüel şahıslarımız kendi vatanları için çoğunlukla çeşitli sosyal kurumlar aracılığıyla hizmet ediyorlar. Bu da diasporumuzun faaliyetini daha etkin yapmakla yanı sıra, ülkemizin de siyasi imajının oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Bu kez muhatabımız Avrupa’da en büyük sosyal tesisatımız sayılan Avrupa Azerbaycanlıları Kongresi Başkanı, aynı zamanda Almanya Azerbaycanlıları Koordinasyon Merkezi’nin CEO’su Samire Patzer İsmayılova’dır.

-Samire hanım, başkanlığını yaptığınız Avrupa Azerbaycanlıları Kongresi (AAK) kendi faaliyetinde daha çok neleri temel yön olarak seçmiştir?

AAK başlıca olarak Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Avrupa kamuoyuna tanıtılması, Dağlık Karabağ sorunu, Hocalı soykırımı, 20 Ocak, 31 Mart olayları hakkında bilgilerin yayılması, ülkemize karşı yapılan herhangi bir haksızlığın kamulaştırılması yönünde faaliyet gösteriyor. Bizim en temel amaçlarımızdan biri de Ermeni lobisinin Azerbaycan aleyhine yürüttüğü çirkin faaliyeti önlemektir. Hedeflerimizden biri de bu büyük organizasyonun etkinliğinde diaspora işi ile birlikte lobiciliyin de büyük yer almasıdır.

-Bu yılki çalışmalarınız daha çok hangi faaliyetle akılda kalmışdır?

Bizim çok yönlü faaliyyetimizdən en önemlisi bu yılın Şubat ayında “1992 yılında Hocalı sakinlerine karşı işlenmiş soykırımın suç olarak tanınması ve Dağlık Karabağ sorununun barış yoluyla çözümü” ile ilgili Avrupa Parlamentosu Dış politika komitesi başkanı Elmar Brok ve İnsan Hakları Komitesi üyesi Elizabeth Yeggleye bildiri ve taleb il baş vurmamız  oldu. Aynı zamanda örgütümüz Avrupa Parlamentosu’nun 300’e kadar üyesine hitaben başvuruda Avrupa Parlamentosu’ndan Dağlık Karabağ sorununun uygun uluslararası normlara uygun olarak çözümüne fikir bildirmek, 26 Şubat 1992 yılında Ermeniler tarafından Hocalı sakinlerine karşı yapılan toplu katliamın insanlığa karşı işlenmiş soykırım gibi değerlendirmesini talep etmiştir.

Ayrıca, başvuruda Hocalı soykırımının uluslararası uzmanlar komisyonu tarafından incelenmesi, AGİT Minsk Grubuna üye ülkelerin başkanlarından Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunun çözümü yolunda ve barışın elde edilmesinde gayret etmeleri istenmiştir. Başvurunun sonunda belirtmişiz ki, barış Güney Kafkasya’da ortak coğrafi konuma, doğal kaynaklara ve asırlık kültürel mirasa sahip halkların birlikte yaşaması ve gelişmesine katkıda verecek yegane araçtır. Bu açıdan biz bu sorunun çözümü ile ilgili şimdiye kadar kabul edilmiş karar ve açıklamaları referans alarak Dağlık Karabağ sorununun barış yoluyla çözümüne yardımcı olmak amacıyla Avrupa Parlamentosu tarafından dikkatle kabul edileceyimize umudumuzu ve isteğimizi ifade ettik.

– Siz aynı zamanda Almanya Azerbaycanlılarının Koordinasyon Merkezi’nde (AAKM) genel müdürüsünüz . Sizin teşkilat hangi yönlerde faaliyet gösteriyor?

Bu kurum Almanya’da yaşayan yurttaşlarımızın gurbet ülkede bir-birinden uzak kalmaması için, yoğun ilişkilere sahip olmaları için kurulmuştur. Organizasyon Almanya’daki Azerbaycan diasporasını temsil ediyor ve amacımız bu ülkede tüm yurttaşlarımızı aynı noktada-Vatan, millet sloganları etrafında yoğun birleştirmek ve ülkemizin gerçeklerini daha hedefli şekilde kamuoyuna ulaştırmaktır. Bu yıl 22 Şubat’da Almanya’daki Türk-Azerbaycan Birliği’nin organizasyonu, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Almanya’daki Büyükelçiliğinin desteği ve AAKM-ın ve Berlin-Brandenburg Atatürkçü Düşünce Derneği’nin işbirliğiyle Hocalı soykırımının 22. yıldönümü ile ilgili Berlin’deki “Türk evi”nde  anma töreni organize ettik . Tören sırasında Berlin’deki Hocalı anıtı ziyaret edildi. Ayrıca biz Berlin’in merkezinde bulunan ünlü “Brandenburg kapıları” önünde protesto gösterisi organize ettik.

Gösteride Hocalı trajedisini yansıtan fotomateriallar, Ermeni şovinistlərinin kanlı eylemlerini kötüleyen poster ve “Hocalı’ya Adalet” kampanyasının sloganları kullanıldı. Gösteride megafon aracılığıyla Hocalı soykırımı hakkında, hem de Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgal altında saklanmasına dair kamuoyuna bilgi verilerek, Alman ve İngiliz dillerinde Hocalı faciası ve Dağlık Karabağ sorununa ilişkin kitaplar, bilgilendirici broşürler kent sakinlerine ve turistlere dağıtıldı. Aslında biz milli yönde gördüğümüz çalışmaları durdurmuyoruz. Sadece her yıl faciayla bağlı günlerde adeta mesaiye geçiş yapıyoruz.

-Ortalama Avrupa toplumunda Ermeni saldırısına tutum hangi düzeydedir?

Eskiden olsa, biz mağdur taraf olsak da bunu Avrupa toplumunda kabul ettirmek çok zordu. Çünkü Ermeni lobisi her yerde anti-azerbaycan faaliyetini sürdürüyordu. Şimdi ise durum nispeten bizim hayrımıza değişmiştir. Çünkü hem buradaki yurttaşlarımızın öncesine göre daha da örgütlenmesi, sosyal tesislerin kurulması ve hakikatlarımızın komuoyuna ulaşdırılması Ermeni yalanlarının önündeki en büyük engellerdir. Şüphesiz, Azerbaycan devletinin bu işde diasporamıza gösterdiği dikkat ve özen gözardı edilemez. Çünkü, devletimizin desteğini hissetmek bize yapmalı olduğumuz çalışmalarda ek motivasyon demektir. Bu açıdan Ermenilerle en büyük farklarımızdann biri şudur ki, bağışlarla  ayakta kalan Ermenistan’ın arkasında güçlü Ermeni diasporası ve lobisi, Azerbaycan diasporasının arkasında ise güçlü, güvenilir Azerbaycan devleti durmuştur. Biz bundan çok gurur duyuyoruz.

Anar Turan

“KarabakhINFO.com”

11.07.2014 10:12

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*