Türkçe

Moldova’nın ambudsmanı Aurelia Qriqoriunun ” KarabakhİNFO.com ” elektronik dergisine özel röportajı

02.10.2013 | 16:07

D– Nasıl oldu ki , Ermenistan’a gitmeli oldunuz ?

 

Ombudsmanların işi ile bağlı uluslararası forumlarda katılmak için getmişdim.İnsan Haklarını Savunma Merkezi Erivan’da konferans için davet aldı. Böyle karar aılndı ki, konferansa ben gideyim. Benim çıkşımın konusu konferansın yöneticilerine önceden gönderilmişti ve üstelik raporun metni de ingilizce tercüme için önceden Erivan’a gönderilmişti.

-Önceden böyle bir baskıyla karşılaşmayı düşünmüşdünüzmü?

 

Elbet ki, raporun herkesin memnun etmeyeceğini anlıyordum ama böyle bir tepkiyi beklemiyordum. Ermenistan dünyaya gerçek yüzünü gösterdi.

 

-Ermenilerin baskıları karşılığında Azerbaycan’dan yeterince destek ala bildinizmi ?

 

Sanırım evet . Özellikle de 5 Temmuz’dan itibaren dünyanın çeşitli yerlerinden bana mektub ileten sıravi  Azerbaycanlılara minnettarım. Bu mektuplar olmasaydı bana karşı yönelen  baskıya, kirli akımlara bilmiyorum nasıl tahammül ede bilirdim. Ama Moldova hükümetinin tutumu ilginç. İlginç olan, sıravi  moldoviyalılar beni destekliyordu ama hükümet sadece yardım etmek için hiçbir adımımızı, cehtlerimizi dəstek vermiyordu . Aksine, her şeyi Ermenistan tarafına destek nümayişi olarak ne lazımdısa etti, böylelikle resmi Moldova beni destek vermedi .

 

-Karabağ’ın halen işgal altında kalmasında daha çok suçlu olarak kimi düşünüyorsunuz ?Moldova'nın ambudsmanı Aurelia Qriqoriunun " KarabakhİNFO.com " elektronik dergisine özel röportajı

 

Kimin düz , kimin yanlış olduğunu belirlemek benim görevim değil. Fakat tecavüz edenle, tecavüze meruz kalan ülke vəonun vatandaşlarına aynı yanaşım kabul edilemez. Buna göre de suçlu taraf Ermenistan, yabancı ülkenin topraklarını işgal etmiş ve bu eylemlerine hak kazanfırmağa çalışıyor.

 

– Ermenilerin Hocalı’da yaptıkları vahşetler bellidir . Size yapılan ” Hocalı’yı tüm detayına kadar sana gösteririz ” tehdidi onların işgali mahiyetinin göstergesi değilmi ?

 

-İşgalin mahiyetini ben Erivan’da çıkışımda açıklanmıştır. Bu insan haklarının toplu şekilde bozulması , yüz binlerce mülteci, sivil halkın  katli, mahrumiyet ve azapları, bu Ermenistan’ın uluslararası kararlara açıkça saygısızlığıdır.

 

– Size öyle gelmiyor ki , Arap ülkeleri ile ilgili BM karar verirken hemen icra edilir, ama Azerbaycan’la ilgili dört karar sanki hiç olmayıbmış gibi üstünden geçiliyor? Belki Batı’nın çifte yaklaşımı sorunun uzamasına neden oldu?

 

-Bu siyaset çifte standartlı. Maalesef Karabağ konfliktinin çözümünde bu siyaset etkilemez. İşte bu yüzden ben Yerevandakı uluslararası etkinlikte bu konuyu kaldırdım. Mövzum ” Kanunun üstünlüğüne dair Avrupa standartları – Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin sınırlar çerçevesinde organlarının sınırlandırılması ” idi.

 

Ben dondurulmuş çatışma olan bölgelerde insan haklarının ihlali, ikili standartların kabul edilemez konusuna dikkat çekmek istedim. Bu şimdiki siyasetçilerin faaliyetleri için gerçek alandır. Kesin ve net şekilde Batı’nın çifte standartla yaklaşımını meselenin çözüm yapılmaması nedeni gibi gösterilmesi doğru deyil. Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması ve BM Genel Kurulu uluslararası düzeyde uygulanması için ısrar etmek gerekir.

 

Moldova'nın ambudsmanı Aurelia Qriqoriunun " KarabakhİNFO.com " elektronik dergisine özel röportajıDaha fazla konuşursak onu belirtmeliyiz ki, kurulduğu 70 yıldan fazla sürede Birleşmiş Milletler ve onun Güvenlik Konseyi önemli deyişimlere tahammülsüz yaklaşmaktadır . Ama dünya değişiyor, yeni sorunlar ve zorluklar vardır. Onların çözümü yeni yaklaşımlar, yeni arama yolları gerektiri . Böylelikle bu yapı içinde bazı reformlar yapmak gerekir. Özellikle de bu “dondurulmuş arazi konfliktlerine ” aittir.

 

“Dondurulmuş çatışmalar” işgal altındaki topraklarında saldırgan ülkenin güçlenmek imkanını sağlıyor. Statüko durumu sadece saldırgan ülkeye yarar sağla , tecavüzün kurbanı olan ülkelere deği . Bu nedenle buna yol vermek olmaz.

 

-Bilgimize gör , bilinen cesur konuşmanızda göre hatta ülkenizde bile size karşı baskılar oldu ki, Moldova sorunda taraf tutmasa daha iyi olurdu. Nasıl düşünüyorsunuz ? Sizce, doğru karar almısınız? Haklıyı savunmak yoksa haksızla  aranı bozmamak için ona tokunmamak gerekir?

 

Ben böyle düşünüyorum , gerçeği ortaya demek iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerine etki etmemelidir. Genel  tüm olaylar, örnek olarak, Hocalıda yaşananlar tarihte kanıtlanmış olgularla mevcuttur, yeri gelmişken, Ermeniler kendileri de bunu inkar etmiyor. Ama uluslararası ilişkilerde bu pazar değil ki, herkes konuşuyor ve kimse birbirini duymuyor. Sorunları belirlemek ve seri çözmek gerekir. Devekuşu politikası iyi bir şey getirmeyecek. Tüm uluslararası forumlarda, her yerde bu konuyu demek, kaldırmak gerekir.

 

 

Mehman Hasan

 

“KarabakhİNFO.com”

 

 

02.10.2013 16:07

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*