Türkçe

Nahçıvan’ın ablukası ve Ermeni iddiaları

30.04.2014 | 18:13

NAXMilli Meclis üyesi Elhan Süleymanov Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM ) İzleme Komitesi toplantısında konuşması sırasında “Bu ölüm saçan Nahçıvan ablukasını aşmak gerekir. Ama kimse bu konuda duymak istemiyor” kelimelerin işletmekle SSCB’nin dağılmasından sonra abluka altında yaşayan Nahçıvan’ın sorununu bir daha gündeme getirdi.

Nahçıvan Ortadoğu’nun en eski şehirlerinden biridir. Onun 3500 yılı aşkın yaşı vardır.

 

Tarih boyunca Nahçıvan da Ermenilerle mücadele yaptı. Nahçıvan nehrinin alt kısmında ve Cehri nehrinin kaynağında 12 Mayıs 1905 yılında, Nahçıvan nehrinin yukarı bölümünde 12-18 Mayıs 1905 yılında, Elince nehrinin yakınında, Şurut köyü ve Gilan nehri havzasında 12-18 Mayıs 1905 yılında Nahçıvanlılar Ermeniler tarafından soykırıma maruz kalmışlardır. Zengibasar 48 köy tamamen yakılmış, 18 kız ve genç kadın esir alınmış, 400’den fazla çocuk, 150 yaşlı erkek ve kadın öldürülmüş, 100 hasta yakılmış, 816 mülteci Araz boğulmuş, 160 bin kişi ise Güney Azerbaycan’a geçerek orada evsiz kalmıştır. Vedibasar 118 köy yakılmış, 900 kişi topçu ateşi ile öldürülmüş, 6 kadın esir alınmış, 300’den fazla çocuk ve yaşlı öldürülmüşdü. Dereleyezde 74, Şerur ve Şahtahtıda ise 76 köy yakılmıştır. Şerurda 810 kişi hasta yatağındaca katledilmiş, 144 kadın esir alınmış, 72 kişi top ateşile imha edilmiş, 150 yaşlı ve kadın öldürülmüştür. Şahtahtıda ise 3 kadın esir alınmış, 35 çocuk, 14 yaşlı erkek, 8 kadın ve 9 hasta öldürüldü. SSCB döneminde de Nahçıvan’ın Ermenistan’a bağlamak arzuları ile yaşayan Ermeniler tüm yollara el atıyorlardı. Ermenistan K(b)P MK eski sekreteri A.Xancyanın planı üzere dünyanın her tarafından tüm Ermeniler bu araziye köçmeli ve Nahçıvanı Ermenistan’a birleştirmeli, tüm Azerileri ise Ermenistan’dan Azerbaycan’a köçürmeli idiler. Geçenlerde duydum ki, Ermenistan hükümeti Nahçıvanı Ermenistan’a birleştirmeyi talep etmiştir, fakat Azerbaycan hükümeti ret cevabı vermiştir”.

 

Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti İran’la sınırda bulunmaktadır. 410.000 sakini var ve yaklaşık 25 yıldır Ermenistan tarafından abluka altında yaşıyor. Nahçıvan’ın ablukaya alınması konusunda tarihçiler farklı görüşler söylüyorlar. Bazıları 1986, 1987, bazıları 1990, 1991, 1992 vb.

 

Genellikle ablukaya alma 2 türlü olur: siyasi ve ekonomik. Nahçıvan ekonomik ablukaya 1990’lı yıllardan, siyasi açıdan ise 1986 yıllardan düşürülmeye başlanmıştır

Azerbaycan ve onun ayrılmaz bir parçası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti bağımsızlık kazanmak için uzun süre mücadele etmiştir. 1990 yılında Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti “Moskova ve Kars sözleşme” lerini temel alarak SSCB’nin terkibinden çıkmak karar kabul etti. Bu, aslında, SSCB’nin yıkılmasının başlangıcı idi. 1990 yılından sonraki siyasi süreçler ve Dağlık Karabağ çevresinde başlanan olaylar Nahçıvan’da da kendi yankısını buluyordu. Bu dönemde Nahçıvan’ın durumu daha ağırdı. Onu Ermeniler tarafından işgal tehlikesi bekliyordu. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Sederek ilinin idari arazisine dahil olan ve 1920’li yıllarda Nahçıvan topraklarının bir bölümünün Ermenistan’a verilmesi sonucunda bölgesindeki anklav duruma düşen Kerki köyü Karabağ’da bölücü sorunun kızışması döneminde işgal edilmiştir. Oysa, o zamanlarda Ermeniler sadece Dağlık Karabağ’ın Azeriler yaşayan köylerine yok, Azerbaycan’ın Ermenistan sınırboyu köylerine karşı da silahlı terör saldırıları hayata geçiriyorlardı.

 

1990 yılının 19 Ocak ile 20-ne bağlayan gece Ermeni silahlı birlikleri Sederekin Kerki köyüne saldırarak, orayı işgal ettiler. Kerki köyü işgal edilmesine Ermenistan’da dislokasiya edilen 7’ci Sovyet ordusunun bölümleri de yardım etti. Sederek dahil bu silahlı saldırılara Ermenistan’la sınırda yaşayan tüm köyler maruz kaldı. 1990-1994 yıllarında 14 kez Ermenilerin ağır zırhlı araçları ile saldırısına maruz kalan köyde ağır savaşlar gitse de, tüm özerk cumhuriyet ablukaya düşse ve yüzlerce insan şehit olsa da yerel halk burayı terk etmedi. Dağların eteğine sığındılar. Beklenenin aksine toprakları terk etmediler, sonuna kadar savaştılar ..

Sədərəkin Kerki köyü Nahçıvan’ın Ermeniler tarafından işgal edilmiş tek köyü. Köy arazisindeki şehitlikle geçen yüzyılın başlarında burada yapılan savaşlarda şehit düşmüş Türk askerinin türbesi var.

 

Bugün de Ermeniler Nahçıvan’a toprak iddiaları ileri sürmektedirler. Abluka altında yaşayan bu eski Türk toprağına Ermenistan Başsavcısı resmi Ermenistan’ın göz tikdiyin açıklar. Sözde Ermeni soykırımının 100 yıldönümü nedeniyle düzenlenen forumda konuşan Başsavcı Azerbaycan’dan yeni toprak iddiasını da gizlemez: “Ermenistan’ın hem Türkiye hem de Azerbaycan (Nahçıvan bölgesi) arazi sorunu var. Bunun hukuki çerçevede çözümü için Ermenistan tarafı şikayet dilekçesi yazıp BM ye ve Uluslararası Mahkeme’ye sunulmalıdır”.

 

Savcı Avgan Ovsepyanın Türkiye Ermeni Kilisesi, arazilerini ve sözde kaybettikleri toprakları Ermenistan’a geri vermek olduklarını iddia etti. Ermenistan, tabii ki, bu kez de huzurlu durmadı ve “Nahicevan”ın milli – siyasi girişimleri” adlı provoke nitelikte açıklama yaptı. Bildiride deniyor: “Nahicevan Ermeni etnosunun temel oluşmuş ocaklarından biri olup. 1921 yılında oraya zorla Azerbaycan’a birleştirilip. Fakat biz eminiz ki, işgal altında olan bu yere geç, ya tez, kendi tarihi sahibinin kontrolüne geçecek”.

 

ABD’nin San Francisco şehrinde Rusça çıkan “Russkaya jizn” gazetesi 1987 yılı 10 Kasım da ABD Ermenileri E. Kokosyan ve L. Dunamalyanın “Nahçıvan uğruna hareketin özü” makalesini yayımlamıştır.

 

E.Süleymanov haklı olarak kaydeder ki, 25 yıl boyunca hiçbir uluslararası kurumda dahil Nahçıvan’ın blokadası hakkında herhangi bir dinleme, müzakere aparılmayıb, belge kabul edilmeyib: “Gelin, öncelikle, bu ölüm saçan ablukanı kaldıralım. Bunu ise hiç kimse duymak istemiyor. Avrupa Konseyi Azerbaycan’da demokrasinin gelişimini hızlandırmak istiyorsa öncelikle işgale son verilmesi için son sözünü demelidir.”

 

Ermenistan yetkilileri bilmemiş değildir ki, açıkça meseleyi “Nahçıvandan başlamak” dünya kamuoyu tarafından Azerbaycan’a açık askeri tecavüz gibi değerlendirilir. Öte yandan, onlar iyi biliyorlardı ki, Nahçıvan’da Ermenistan’ın ilhakçılıq planlarını savunacak sosyal tabanı yoktur. Ve bir de Nahçıvan nüfusunun müstesna dirayetiyle ve yiğitliğini, muhtemelen, Ermenistan’da henüz unutmamışdılar. Onlar iyi hatırlıyorlar ki, örneğin, 1905 yılının Mayıs ayında Ermeniler Nahçıvan’da teröre başladığında Azerbaycanlılar cevap önlemleri görmek zorunda kalmışlardır ve sonuçta fitnekarlar ve teröristler layıkıyla ceza almışlar. 1906 Şubat’ında Tiflis’te geçirilen Ermeni-Müslüman barış meclisinde Xatisovun (Ermenistan’ın gelecek Başbakanı) anlattığına göre, o zaman Nahçıvan’da “45 Ermeni ve 1 Müslüman” helak olmuştur. Bu rakamların gerçeğe uygun olup olmadığına bakmadık. Fakat yapılan şey, yapılmışlığıyla kalıyor: 1911 yılında M.S.Ordubadinin yazdığı gibi: “1905 yılının Mayıs ayında Ermeniler Nahçıvan’da bütün bütün yenilerek, milli tarihlerinin sayfalarına siyah bir çizgi çektiler”.

 

Zaur Aliyev,

AMBA işçisi,

Diaspora ve Lobi Bilimsel Araştırmalar merkezinin Başkanı,

Siyasi bilimler üzre felsefe doktoru

 

 “KarabakhİNFO.com”

30.04.2014 18:13

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*