Türkçe

Türkiye’deki bazi yasalar ermeniler’e hizmet ediyor

17.04.2013 | 17:43

WErmeni Tehciri’nin yüzüncü yılı yaklaşıyor. Ermeni Diasporası 2015 yılına var gücüyle hazrılanıyor, Türk hükümeti çalışmalar karşısında neler yapıyr, yapmalı mı, halkların kardeşliği tesis edilecekse, Türk hükümetinin tavrı ne olmalı, Türkiye tarafından çıkarılan bazı yasalar neye hizmet etti. Selma Kara’nın sorularını Gazeteci Gaffar Mehdiyev yanıtladı.

mesleğine hGaffar Mehdiyev (Çakmaklı), bir Azeri Türkü ve gazeteci. Ermenistan, Türkiye, Azerbaycan üçgeniyle alakalı ciddi çalışmaları var. Tabi ki, Ermeni Soykırımı’na dair de. Gazetecilikalen devam eden Mehdiyev, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde açılan, Türkiye’nin ilk Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün de öğretim üyesi kadrosunda yer alıyor. Malum, Ermeni Tehciri’nin 100. yılı yaklaşıyor. 2015’e dair, Ermenistan hükümetinin çalışmaları karşısında, Türkiye ve Azerbaycan’da neden herhangi bir çalışma olmadığını konuştuk Mehdiyev ile. Ve Türk hükümetinin çıkardığı bir takım yasaların altındaki sebepleri. Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan topraklarını çok iyi bilen, üç halkı da çok iyi tanıyan Mehdiyev, tarihi ve güncel bilgiler ışığında Anadolu Haber’in sorularını yanıtladı.

 

ERMENİLER 2015 İÇİN CİDDİ PARALAR HARCIYOR

 

–     Tehcir’in yüzüncü yılını (2015) Ermeniler’in çok önemsediği yabancı basında dillendiriliyor. Ermenistan hükümetinin buna dair hazırlıkları nelerdir?

 

–      Hem Ermenistan’da hem de Diaspora’da sözde Ermeni soykırımının 100. yıl dönümü ile ilgili çok ciddi çalışmaları var. Sistemli bir şekilde Ermenistan devletinin belirlediği ve Diasporanın onayladığı bir programı var. Bu kapsamda Ermenistan’da bir komisyon oluşturulmuş, o komisyona devletin en üst kademelerinde olan kişiler, Diaspora’da olan insanlar ve Ermeni kökenli iş adamları dahildirler. Ve bunlar, Ermeni soykırımın 100 yılında, Ermeni soykırımını tanıma ve Türkiye’ye kabul ettirme fikrini ortaya atmışlar. Ermeni soykırımını tanıtma gayreti içinde olmak yeni bir fikir değil, Ermeni devleti ve Ermeni Diasporası bunu ideolojik bir siyaset ve propaganda siyaseti olarak yürütmektedir.

Biliyorsunuz ki, 20’den fazla ülke yasa tasarısını kabul etmiş ve bunu kınamıştır, Türkiye’nin de, bu sözde Ermeni soykırımını kabul etmesi istenmiştir. Ermenilerin amacı uluslararası teşkilatlarda, örgütlerde bunu tanıtmaktır ve bunun için de çok yoğun bir faaliyet güdülmektedir. Mesela Ermeni lobisi de, Ermenilerden ibaret iş adamları da, Ermeni kökenli insanlar da, yoğun faaliyetler içerisindeler, buna paralar harcıyorlar. Kirt Kirkaryan adında bir Ermeni zengini var, sonra Arjantinli Eduardo Ernekyan isimli bir zengin iş adamı var, bunlar korkunç paralar harcıyorlar. Yani filmler çekiliyor, belgeseller çekiliyor, kitaplar yayınlanıyor ve bunların hepsinin amacı Türkiye’nin sözde soykırımı kabul etmesi. Ermeniler 20 ülkede, Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok eyaletinde bunu kabul ettirdi, şimdi Türkiye’ye kabul ettirmeye çalışıyorlar. Türkiye’ye kabul ettirmenin arkasında başka planları var.

 

Türkiye’deki bazi yasalar ermeniler’e hizmet ediyor

 

–     Nedir o planlar, kabul edildiğinde tazminattan başka talep edilecek bir şey var mı?

–     Tazminatın dışında Batı Ermenistan’a dönme planları var.

 

–    Neresi orası?

 

–     Doğu Anadolu’da Van, Bitlis, Muş, Kars, Ağrı, Iğdır’ı kapsamak üzere temelde 6 vilayettir. Erzurum, Erzincan’a kadar uzanır.

 

–     Dönme planının içinde ne var, nasıl bir dönme planı?

 

–      Birincisi Ermenilerin bu bölgede olan anıtlarını tamir ederek, restore ederek onları sahiplenmek istiyorlar. Ve Türkiye’de vakıflarla ilgili kabul edilen yasalar buna hizmet ediyor. Hatta bu kiliselerin içinde Fatih Altaylı’nın sahip olduğu 7 kilise de var. Bunların hepsi için iddiada bulunuyorlar. Ermeniler diyorlar ki, ‘Türkiye’de 200’den fazla Ermeni anıtı, kilisesi var, bunların hepsini restore edeceğiz.’ Ettikten sonra bu kiliselerin etrafında, hem Ermenistan’da yaşayan, hem de Batı’da yaşayan Ermenilerin göçüne nail olmak istiyorlar. Yani Ermeniler o yerlere göç edecekler ve oralarda yaşamaya başlayacaklar. Ve şimdi de Van’da, başka yerlerde tapuları almak iddiaları var ve bu propagandayı yürütmekteler. Hatta bu propaganda özüne karşılık buluyor, bazı belediye başkanları buna olumlu bakıyorlar, hatta davet ediyorlar: ‘Gelin, bura sizin vatanınızdır, siz buradan göç etiniz, sizin hakkınız var, başkaları gibi size her türlü şerait yaratacağız.’ diyorlar. Osman Baydemir var mesela Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı; Ermenistan’dan gelen heyetler var, onları kabul ediyor. Böyle girişimler de karşılık buluyor, bunun arkasında Batı Ermenistan’a dönmek var.

 

BATI ERMENİSTAN MECLİSİ KURULDU 

 

–      Bu çabalar daha önce de olmuştu ama şimdi bu hükümeti kurdular; Batı Ermenistan Meclisi’nin kurulması artık gündemde. Kurulmuş aslında, şimdi kurultayına hazırlanıyorlar, bu da 2015’e kadar yapılacak. Bu kurulan hükümet, Sözde Ermeni soykırımı kabul edilirse dünyada, Türkiye’de kabul edileceğini sanmıyorum ama, bu iddialarını ortaya koyacak.

 

KAYSERİ’DE İKİ KİLİSENİN İBADETE AÇILMASI ÇALIŞMALARI VAR

 

–      Türkiye’de kabul edileceğini düşünmediğinizi söylediniz ama bahsettiğiniz ‘azınlıklara vakıf mallarının verilmesi’ne dair yasa, geçtiğimiz yılki Ramazan bayramının sonlarında, kimseye hissettirilmeden kabul edildi. Bir yandan da böyle bir şey var, bu bir tezatlık değil mi?

 

Azınlık hakları ile ilgili çıkarılan yasaya karşı idim. Türkiye’de eski zamanlardan beri Romalılar yaşamış, Batı’da Hıristiyan halklar yaşamış, sonra Gürcüler yaşıyor, Süryaniler yaşıyor, diğer halklar var. Bunların hepsinin iddiası olsa Türk varlığına yer kalmazdı. Bu da Ermenilerin işine yaradı aslında. Şimdi onlar ülkenin her yerini dolaşıyorlar, araştırmalar yapıyorlar ve Ermenilere ait anıtlar, kiliseler varsa, sahiplenmeye çalışıyorlar. Kayseri’de de öyle. Kayseri’ye de son zamanlarda Ermenilerin gelip gitmeleri duyuluyor. Hatta birkaç kilisenin, iki kilise bence daha bakımlı vaziyettedir, her ikisinin de ibadete açılması çalışmaları var. Ülkenin diğer vilayetlerinde de böyle kiliseleri var. Bu da doğal kabul edilmelidir, çünkü Ermenistan’da da Azerbaycan Türklerine, Türklere ait anıtlar var ama bunlardan hiç bahsedilmiyor. Yalnızca Erivan’da 20 cami var ama hepsi yıkıldı, bir cami kaldı, onu da 90’lı yıllarda yaktılar. Sonra da onu İran restore etti, üstüne de Fars Camii yazıldı

 

ERMENİSTAN’DA TÜRK İZİ YOK EDİLDİ

 

–     Diğer taraftan bakalım, sonuçta geçmişte burada yaşamışlar, burayı görmek istemelerinde, geçmişte yaşadıkları topraklarda ibadet etmelerinde nasıl bir kötülük var?

 

–      Ben kötü demiyorum. İbadet olabilir ama karşılıklı olması lazım. Oradaki anıtlar da açılsın ama Türk izini Ermenistan’da yok etmişler. Mezarlıklar falan hiçbir şey yok. Bir zamanlar yüzde 80’inin Müslüman olarak yaşadığı topraklarda bir şey bulamazsınız yani. Yalnız müze olarak göstermek için bir cami var Erivan’da, ona da dediğim gibi Fars Camii denilmiş. Ama bilinir ki, hiçbir zaman Erivan’da Farslar yaşamamış, orada Azerbaycan Türkleri, Türkler, Müslümanlar yaşamış. Eğer ibadet edecekse burada yaşayan Hıristiyanlar edebilir. Erivan yakınlarında Eçmiyazin Kilisesi var, ediyorsa orada ibadet edebilir.

 

NEDEN DİYARBAKIR’DA İBADET ETMEK İSTİYORLAR?

 

–      Eçmiyazin Kilisesi’nin Ermeni lobisi için önemi nereden kaynaklanıyor?

 

–       Ermeniler ilk Hıristiyanlığı ilk kabul edenlerden biri, 301. yılda kabul etmiş bir halk olarak, büyük kiliselere sahip olmuşlar. Kafkasya’da Ermeni milletinin etrafına toplaştığı bir kilise Eçmiyazin de. Kudüs’te Ermenilerin kilisesi olmuş, 1461’de İstanbul’da Patriklik oluşmuş, Ahdamar Kilisesi de var. Ermeni dini yapıları bu bölgede yaşadıklarının kanıtıdır, kimse de Ermeni halkının bu bölgede yaşadığını inkar etmiyor. Ama ibadet etmek istiyorsa neden Diyarbakır’da ibadet etmek istiyorsun? Bu, dini de politikaya alet etmeye başladıklarını gösteriyor. Bu Ermenilik ideolojisinin tertibidir. Ermenizm’den ta şimdiki günlere kadar, terörizme kadar uzanan bir ideolojidir. Ermeni terörü, ASALA terörü de biliyorsunuz, dünyanın en etkin terör örgütlerinden biridir.

 

TÜRKİYE ASLA SOYKIRIM İDDİALARINI KABUL ETMEZ

 

–       Bu tavizler, AB’ye uyum kapsamında veriliyor. Türkiye AB konusunda ısrarlı olduğuna göre, ileride neler olabilir?

 

–       Türkiye son zamanlarda Avrupa Birliği çalışmalarına biraz ara verdi. Ama gelecekte Avrupa birliğine girmek için siyasetini yoğunlaştıracak. Ve AB’nin de şartları var, Kopenhag Kriterleri var. Bu kriterler bazı şeyleri Türkiye’ye dayatıyor, gelecekte de bu devam edecek. Ama AB yarın dese ki, ‘Ermeni soykırımını kabul edin, sizi alacağız’. Tabi ki, Türkiye bunu kabul etmez, zaten böyle bir teklif olamaz. Ermenilerin 2015 çalışmaları kapsamında bu da var. AB, diğer ülkeler, hepsi Türkiye’ye baskı yapsın ki, Türkiye Ermeni soykırımını kabul etsin. Bu girişimler var ve her zaman olacak ama bence Türkiye bunları kabul etmeyecek ve AB’ye girmesi de biraz uzayacak.

 

SOYKIRIM YOK, ÖLDÜRMELER SAVAŞIN SONUCU

 

–       1915’te soykırım kesinlikle yoktur diyebiliyor muyuz, çünkü bir takım kanıtlardan söz ediliyor?

 

–       Kanıtların hepsi uydurmacadır, hiçbirinin esası yoktur. Ben bu sahada uzmanım. Hem Ermenistan basınında, Ermenistan tarihçilerinin yazdıkları, Türklerin, Azerbaycan’ın ve Rusya’nın yazdıklarına vakıfım. Bunları kıyaslayarak konuşuyorum, bunda benim Türk olmamın bir etkisi yok. Ben bir Ermeni olsam da aynı şeyi söylerdim. Buna bir gazeteci olarak yaklaşıyorum, Ermenilerin soykırım iddialarının hiçbir esası yoktur. 1. Dünya Savaşı zamanında çok insanlar öldürülmüş.

 

NEDEN SEVK OLDUĞU TARTIŞILABİLİR

 

–       Yani bunu savaşın getirdiği bir sonuç olarak mı algılamak lazım?

 

–        Evet bunu böyle algılamak lazım. Ermenilere özel bir soykırım tasarlanmamış. O zaman Ermeniler bir bağımsızlık mücadelesi içindeydiler ve bu bağımsızlık mücadelesinde ister istemez karşılarında devleti görürlerdi. Devlet de bu bağımsızlık mücadelesinde Rusya gibi bazı devletleri arkasına alan bu halka kendi gücünü gösteriyordu. Kendi gücünden biri de oydu ki, savaştığı devlete yardım eden halkı başka bir bölgeye sevk ediyordu. Buradaki sevkin doğru olup olmadığını, neden yapıldığını, tartışabiliriz.

 

–       Bu tarihten o tarihi değerlendirmek ne kadar mantıklı?

 

–       Bundan yüzyıl önce olmuş hadiseleri tarihte yargılamak da doğru değil.

 

–       Orada olaya nasıl bakmak lazım? Bir kesim nu konuda çok katı bir tutum takınırken, bir kesim de, ‘geçmişte olmuş bitmiş bugün barış içinde yaşayalım’ tutumunda. 

 

–       Rusya’yla Almanya savaşırken 30 milyon insan öldü ve bu 30 milyonun hemen hemen hepsi sivil insanlardı. Yaşanılan yerler bombalanıyor, orada askerler de ölüyor, siviller de. Yani bu savaş. Bizim çocukluğumuzda Almanları düşman olarak algılardık ama şimdi Almanya ile Rusya dost ülkeler. Fransa ile Almanya aynı, İngiltere ile Fransa öyle. Üstelik de bunlar düşman ve halklar arasında savaş olmuş. Ermenilerle Türkler arasında da sorun var ama bu demek değildir ki, bu ebedi olacak.

 

ERMENİLİK İDEOLOJİSİ İNATÇI

 

–        Bu sorun neden bu kadar uzadı?

 

–         Bu Ermenilik ideolojisinin yapısında var. Dini, milli bir inanç gibi bunu benimsemişler; ‘Bize karşı bunu yaptıklar, bunu affetmeyeceğiz, onlardan kısas alacağız’ gibi. Başka halkın örgütlerinde bunlar yok.

 

–        Hrant Dink’in öldürülmesi ve her yıl anmalar düzenlemesini de mi böyle algılıyorsunuz?

 

–        Bu da bir propaganda aracı.

 

TÜRK AYDINLARI ERMENİ LOBİSİNİN TUTMALARI DEĞİL

 

–       Oradaki Türk aydınlarının tavrını nasıl değerlendirmek lazım peki?

 

–        Ben bazı Türk aydınlarının tavrını anlıyorum, bir insan olarak. Bazılarının yazılarını okuyorum. ‘İnsan öldürülmemeli, Hrant Dink gazeteciydi, gazeteci öldürülmemeli.’ diye yaklaşıyorlar. Ve fikir özgürlüğü var Türkiye’de. Dünyada bulunan en büyük değerdir, fikir özgürlüğü. Bu da özgür fikrini söylüyor. Eğer sen buna bir gazete açıp izin vermişsen devlet olarak, o ne yazacağını kendisi bilir. Bunlar her ülkede yaşanıyor, bizim ülkede de Erman Hüseyinov adında bir gazeteci öldürüldü. Ermeni değildi, başka milletten değildi. Yazdıkları birilerinin hoşuna gitmedi de öldürüldü. Hrant Dink de öyle. 70 milyonun içinde bir akılsızı çıktı, ‘kanı bozuk’ anladı söylediklerini ve öldürdü. Buna her yıl anma tertip etmek Ermeni ideolojisine hizmet ediyor. Bir insanın öldürülmesi kötü bir şey ama bunu bir politikaya aracı etmek doğru değildir. Türk aydınlarına da Ermeni lobisinin parayla aldığı insanlar diye bakmak doğru değil.

 

–       1915’le ilgili Ermeni lobisi çok sıkı çalışıyor, Türkiye ve Azerbaycan ne yapıyor bununla ilgili? Ya da yapılmalı mı?

 

–       Ben öyle bir hazırlık olduğunu duymadım. Ama Ermenilerin yaptıklarını bilmeden, karşısında ne yapılacağını da bilemeyiz. Aslında yapılması gereken şeyler var. Her zaman  böyle yapmışız, Ermeniler hücuma geçmiş, biz savunmuşuz. Şimdi de öyle yapacağız sanırım, çünkü biz bilmiyoruz ki, Ermeniler ne yapacak, nereden vuracak? O yüzden eğer haklı isek, öyle ciddi çalışmalar yapmamıza gerek de yok. Onlar konferans, film yapacaksa yapmalılar. Biz de kendi bildiğimizi yapmalıyız.

 

TÜRKİYE 2015 İÇİN BARIŞ HAZIRLIĞI YAPMALI

 

–        Bir bölgede yaşamış milletler, yemeğiyle, yaşam tarzıyla birbirine çok yakın. Hatta Ermenistan’da bazıları DNA’larına baktırmak istediler. Ermenistan’da en çok korkulan nedir biliyor musunuz? Türk çıkmaktır. Bu bölgede yaşayan insanların kökenleri birbirine çok karışmış olabilir, hepsi birbirine yakın. Kültür, yaşam biçimi çok benzer, kader benzerliği de var. Bence 2015 için Türkiye bir program yapacaksa, bu halklar arasında bir barış programı yapmalı ve bunu uygulamalı bence

 

 

 

“Anadolu haber” gazetesi- 2013

 

 

17.04.2013 17:43

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*