Türkçe

Yukarı Karabağ sorununda çözüm arayışları

03.05.2013 | 15:28

74Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Araz Azimov, Yukarı Karabağ sorunu üzerinde 20 yılı aşkın süredir çalışan Minsk Grubu’nun, hala nihai bir sonuca varamamış olmasının üzüntü verici olduğunu belirtti.

Sovyetler Birliği’nin son yıllarında başlayan Azerbaycan toprakları üzerindeki Ermenistan işgali 20 yılı aşkın süredir devam ederken, soruna çözüm bulmak amacıyla kurulan Minsk Grubu henüz bir çözüme ulaşabilmiş değil. Son dönemde Azerbaycan’ın ABD, Fransa ve Rusya’nın eşbaşkanlıklarını yürüttüğü Minsk Grubu’na yönelik eleştirilerinde de artış görülüyor.

İkili temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gelen Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Azimov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Şu ana kadar Mink Grubu’nun bir sonuca varamamış olması üzüntü verici. Bu Azerbaycan’ı son derece rahatsız ediyor” ifadelerini kullandı.

Minsk Grubu’nun faaliyetleri
Azimov, Mink Grubu’nun 20 yılı aşkın süredir devam eden Yukarı Karabağ sorununun çözümüne ilişkin birçok girişimde bulunduğunu ancak bir sonuca varılamadığını anımsatırken, “Mins Grubu çözüm için ‘Madrid Prensipleri’ adı altında bir çerçeve oluşturdu. Ancak Ermenistan tarafı bunu kabul etmedi. Biz, bu prensipler esasında müzakerelerin devamına hazır olduğumuzu bildirdik. Temel prensipler belli; toprak bütünlüğünün korunması, karşılıklı sınırlara saygı ve etnik temizleme politikasına son verilmesi” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan toprakları üzerindeki Ermenistan işgalinin bir an önce sona ermesi ve topraklarından zorla çıkartılan insanların geri dönmesi gerektiğini vurgulayan Azimov, Ermenistan’ın işgalini hiçbir uluslararası kuruluş ya da devletin onaylamadığına dikkati çekti.

Azerbaycan topraklarının halihazırda yüzde 20’sinin işgal altında olduğuna değinen Azimov, “Ama yüzde 80’ine bir bakın, Azerbaycan nasıl bir gelişme kaydediyor, askeri ve ekonomik olarak nasıl bir seviyeye ulaştı. Bu, karşı tarafı düşündürmeli. Ermenistan ne kazanıp ne kaybettiğini iyi anlamalı” dedi.

Sorunun çözümüne yönelik anlaşmaya varılması halinde, Azerbaycan olarak Yukarı Karabağ’da yaşayan Ermenilerin hukuklarını koruyacaklarını kaydeden Azimov, “Yukarı Karabağ’daki Ermenilerin ve buraya dönecek Azerbaycanlıların birlikte yaşamasını sağlayacak bir formül bulmalıyız. Burada, tüm insanların hukuku temin edilmelidir. Azerbaycan sınırları içindeki Yukarı Karabağ’da yaşayacak Ermenilerin, hukuki haklarını koruyacağız. Yeter ki kimsenin aklında Yukarı Karabağ’ı Azerbaycan’dan ayırma düşüncesi olmasın” değerlendirmesinde bulundu.

Sorunun çözümünde Rusya’nın rolü
Sorunun çözümüne ilişkin hem BM Güvenlik Konseyi hem de Minsk Grubu eşbaşkanı olarak Rusya’ya özel bir görev düştüğünü vurgulayan Azimov, Rusya ile Ermenistan arasında müttefiklik düzeyinde askeri ve siyasi işbirliği olduğunu belirtti. Azimov, “Elbette bu işbirliği Rusya’nın kendi seçimidir. Rusya’nın Ermenistan’da 5 bin askeri var, sınırlarını ve hava sahasını da koruyor. Ama Rusya, Azerbaycan’a bir baksın, 9 milyonluk, her geçen gün gelişen ve güçlü bir ülke. Ermenistan ise 1.5 milyonluk, dağda kalmış bir ülke. Rusya’nın çıkarı Azerbaycan’la işbirliğindedir ve Azerbaycan’ın güvenliği, Rusya için de çok önemlidir” dedi.

Hocalı’da havaalanı açma girişimleri
Azimov, Ermenistan’ın işgali altındaki Yukarı Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı’daki havaalanını yeniden faaliyete geçirme çalışmalarının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Gerek Chicago Sözleşmesi gerekse Cenevre Sözleşmesi’ne göre, bu yönde bir girişimin uluslararası hukuka aykırı olacağını vurgulayan Azimov, “Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bir değişiklik yapılamaz. Chicago Sözleşmesi, işgal altında olan havaalanlarının uluslararası uçuşlar için kapalı olduğunu belirtmektedir. Bu nedenlerden dolayı, Hocalı havaalanının şu an kullanılması mümkün değildir. Ermenistan’ın bu yönde isteği ve çalışmaları var ama bunu destekleyen hiçbir devleti görmedim. Buna, hukuki ve siyasi açılardan izin vermemiz mümkün değildir” ifadeleri kullandı.

“Ermenistan oturduğu sandalyenin ayaklarını kesti”
Azimov, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan arasında mükemmel seviyede bir işbirliğinin olduğunu ve bunun artarak devam edeceğini belirtirken, ekonomik açıdan da üç ülke arasında özel bir işbirliği alanının oluşturulabileceğini söyledi. Bu işbirliğinin bölgenin entegrasyonu ve barışı için de büyük önem taşıdığının altını çizen Azimov, “Ermenistan da bu süreçte yer alabilirdi ama izlediği işgal politikalarıyla, üzerinde oturduğu sandalyenin dört ayağını da kendi elleriyle kesti” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Azerbaycan ile kardeşlik bağları olduğunu ve söz konusu sorunun çözümünde de yapıcı rol oynadığını ifade eden Azimov, iki ülkenin Yukarı Karabağ’ın çözüm süreci konusunda da düzenli görüş alış-verişinde bulunduklarını kaydetti.

 

 

Anadolu Ajansı  1 Mayıs 2013

 

03.05.2013 15:28

Yorum yaz:

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*